dna.gen.tr https://www.dna.gen.tr Dna, Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, dna.gen.tr Thu, 02 Mar 2017 00:00:00 +0000 Sat, 23 Mar 2019 00:00:00 +0000 60 Hbv Dna Nedir https://www.dna.gen.tr/hbv-dna-nedir.html Mon, 12 Nov 2018 21:04:30 +0000 Hbv Dna nedir, karaciğer iltihaplanması olan hepatite yani sarılığa hepatit B virüsü neden olur. Bu virüs Hbv olarak kısaltılarak kullanılır. Hbv Dna ise, hepatit B tedavisinin başarı derecesini ölçmeye yarar bir testtir. Hbv Dna nedir, karaciğer iltihaplanması olan hepatite yani sarılığa hepatit B virüsü neden olur. Bu virüs Hbv olarak kısaltılarak kullanılır. Hbv Dna ise, hepatit B tedavisinin başarı derecesini ölçmeye yarar bir testtir. Dna dan çok sayıda kopya elde etmek için moleküler biyolojide PCR denilen (Polimeraz zincir reaksiyonu) bir teknik kullanılır. Hepatit B virüsünün tespit edilmesinde yaygın şekilde kullanılan Hbv Dna PCR analitik duyarlılığı yüksek bir testtir. Testle analizi yapılan numunede hepatit B Dna sı yani Hbv Dna tespiti yapılır. Bu virüsün olduğunu belirlemeye yardımcı olur. Hbv Dna miktarı düşükte olsa testle bunu tespit etmek mümkündür.

Hpv Dna nedir, hangi durumlarda kullanılır

  • Hepatit B enfeksiyonunun teşhis edilmesinde ve enfeksiyonun takibi için Hbv Dna testi kullanılır
  • Yapılan elisa yönteminde HBS Ag testi pozitif çıkmış olanlarda testin teyit edilmesi için, ayrıca hepatit B taşıyıcılığı takibinde Hbv Dna testi kullanılır

Hbv Dna test sonucu normalde negatif olarak çıkmalıdır. Bu kişide hepatit B olmadığını gösterir. Ancak alınan sonuç pozitif çıkarsa, kişide hepatit B virüsü olduğu anlaşılır.

Hepatit B enfeksiyonunda erken aşamada antikor seviyesi düşük oranda olduğu için, yapılacak serolojk testler yeterli olmaz. Virüsün direkt olarak tespit edildiği daha duyarlı olan PCR yöntemi kullanılır. Antikorun oluşmadığı olgularda, belirti göstermeyen taşıyıcılarda, seropozitif olan annelerin bebeklerine, serolojik test sonucu pozitif olanlara, immünolojik reaksiyon vermeyenlere hem teşhisin doğrulanması için, hem de tedavi sürecinde takip amaçlı Hbv Dna testi yapılabilir. 

Hbv Dna nedir, hangi teknikle yapılır

Kantitatif PCR metotları sensitiviteleri yüksek olduğu için Hbv Dna seviyesi ölçümünde de kullanılır. Real time PCR tekniği son yıllarda Hbv Dna kantitasyonuna olanak sağlayan basit ve hızlı uygulanan bir testtir. Bu test viral yük miktarının tespitinde kullanılır. Serumda az miktarda bile olsa Hbv Dna genom kopyası tespiti yapılabilir. Bu test aşağıdaki durumlarda istenebilir;

  • Hbv Dna PCR testi pozitif çıktıysa
  • Viral yük oranına uygun olan tedavinin tespit edilmesi için
  • Hastalığın aktifliği ve inaktifliğinin tespiti için
  • Hepatit B hastalarının ilaç tedavisi gördüğü zamanlarda
  • Tedaviye verilen yanıtın sorgulanması amacıyla
  • Kronik hepatit B hastalarının hangi seviyede olduğunun tespiti için testin yapılmasına karar verilebilir.
Hbv Dna nedir, Hbv Dna hastaya uygulanan tedavinin başarısını sorgulamaya yarayan, virüsün aktivitesinin sınırlandıran, karaciğer hasarının oluşmasını önleyen, hastada karaciğer yetmezliği, siroz oluşmasına engel olabilmek amacıyla uygulanır. Kandaki virüs oranının tespit edilmesi ve bu oranın düşürülmesi hedeflenir. Hastadaki viral yükün tespiti, alınan kan örneğinden yapılır.

]]>
Hpv Dna Testi Nasıl Yapılır https://www.dna.gen.tr/hpv-dna-testi-nasil-yapilir.html Tue, 13 Nov 2018 04:17:54 +0000 Hpv Dna Testi Nasıl Yapılır; Dna, deoksiribo nükleik asit dediğimiz dna organizmada genetik kod taşıyan bir yapıdır. Dna nın asil görevi genetik bilgilerin uzun süre saklanmasıdır. Dna iki sarmal nükleotitten oluşmuş uzun bir Hpv Dna Testi Nasıl Yapılır; Dna, deoksiribo nükleik asit dediğimiz dna organizmada genetik kod taşıyan bir yapıdır. Dna nın asil görevi genetik bilgilerin uzun süre saklanmasıdır. Dna iki sarmal nükleotitten oluşmuş uzun bir polimerdir. Hpv Dna testi siğil veya rahim kanseri tanısında yapılan bir testtir. Buradaki testin amacı hpv virüsünün genetik kodu olan Dnasının izole edilmesi ile tanıya gidilir.  

Hpv Dna Testi Neden Yapılmaktadır; 
  • Cinsel yaşamın başlangıcından 3 yıl sonra tüm bireyler tarama amaçlı yaptırmalıdır.
  • Cinsel yollarda oluşabilecek siğil ve rahim kanserlerinin tanısında.
  • Tedavi sonrası hpv pozitifliği takibi sonrasında yapılmaktadır. 
  • ASCUS/LSIL saptanması sonrası kolposkopi endikasyonlarının saptanmasında. 
Hpv Dna testi yapılmasında sürüntü şeklinde materyal alınır. Bu materyal smear fırçası servikse yerleştirilerek taban kısmına sürülerek materyal alınır. Alınan materyal özel smear fırçası solüsyonuna bırakılmalı ve en kısa zamanda materyal laboratuvar ortamında analizi yapılmalıdır. Laboratuvar ortamında virüsün dna sının PCR yöntemi izolasyonu ile agaroz jel görünümü tespiti amaçlanır. Bu test sayesinde oluşabilecek siğil ve kanserin önceden tanısı mümkündür. Siğil oluşumuna ve rahim kanserine sebebiyet veren hpv virüsü çok yaygın ve bulaşıcıdır. Bu virüs genellikle cinsel yolla bulaşmaktadır. Bu virüsün Hpv dna smear testi ile belirlenmesi bize kesin bir sonuç vermez. Bu yöntem de virüs hücre içinde gizlendiğinden doğruluk oranı %50 dir. Hpv Dna testinde kesin sonuç vermesi için micro array chip yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemim doğruluk oranı smear yöntemine göre daha yüksektir. Bu yöntem erkeklerde kullanılıp hpv tanısında kesin ve kolay çözüm tanımaktadır. Hpv Dna testi çok basit ve ucuz bir yöntem olması ile bu testin ihmal edilmemesi gerekir. Rahim kanseri gibi ciddi hastalıkların oluşmadan önce erken tanısı açısından önemlidir. 
]]>
Dna Kendini Neden Eşler https://www.dna.gen.tr/dna-kendini-neden-esler.html Tue, 13 Nov 2018 13:27:59 +0000 DNA kendini neden eşler sorusu biyolojide en çok merak edilen sorular arasında yerini alır. DNA kendini neden eşler sorusuna cevap vermeden önce DNA hakkında birkaç bilgi vermek sorunun cevabını anlamanızda yardımcı olacaktır. DN DNA kendini neden eşler sorusu biyolojide en çok merak edilen sorular arasında yerini alır. DNA kendini neden eşler sorusuna cevap vermeden önce DNA hakkında birkaç bilgi vermek sorunun cevabını anlamanızda yardımcı olacaktır. DNA hücrenin kalıtsal yapısını korumakla görevlidir. İki hücre belli bir büyüklük seviyesine ulaştığında canlıyı oluşturmak için kendi kendine büyümeye başlar ve bu süreçte sürekli bölünerek çoğalır. Hücre bölünürken DNA'nın karşılıklı zincirleri bir fermuar gibi boydan boya açılır. Yani DNA'yı oluşturan nükleotid ikiye ayrılır. Bu duruma DNA eşlenmesi adı verilir.  DNA kendini neden eşler sorusunun cevabını vermeden önce şu bilgiyi vermekte de fayda vardır. DNA kendini İnterfaz evresinde eşler. DNA'nın kendini eşlemesi mayoz da nesiller boyu kromozom sayısının sabit kalmasını sağlar. Ve mitoz da ana bireyle birebir aynı kalıtsal özelliklere sahip yavru meydana gelmesini sağlar.

 DNA Kendini Neden Eşler

Hücre bölünmesi sonucu yeni hücreler oluşturmak için DNA' ya ihtiyaç vardır. Ve bu nedenle DNA molekülü kendini eşleyerek yeni hücreler için gerekli olan DNA' ları üretir. DNA kendini eşlediği sırada DNA'nın yapısını oluşturan iki zincir vardır ve bu zincirler birbirinden ayrılır. Ayrılan bu zincirler kendilerini ayrı ayrı eşler. Bu eşleme olayı sırasında nükleotidler belirli bir düzene göre dizilim yaparlar. Bu dizilimde adenin nükleotidi ile timin nüleotidi, guanin nükleotidi ile de sitozin nükleotidi karşı karşıya gelirler.  DNA molekülü bazı durumlarda kendini eşler iken bazı hatalar oluşmasına neden olabilir. Bu hatalar canlılardan kendini farklı şekillerde gösterir. Farklı genetik özellikler gösterir. DNA yapısına radyasyon, kimyasal maddeler ve yüksek sıcaklık ani değişiklik yaratmasına neden olabilir. Meydana gelen bu değişime mutasyon adı verilir.
]]>
Somon Dna Aşısı https://www.dna.gen.tr/somon-dna-asisi.html Tue, 13 Nov 2018 20:33:54 +0000 Somon Dna aşısı: Ciltteki hücrelerin yenilenmesi amacıyla kullanılan somon Dna aşısı somon balığının spermlerinden elde edilen dna moleküllerinden elde edilir. Son zamanlarda oldukça popüler bir yöntemdir. Somon Dna aş Somon Dna aşısı: Ciltteki hücrelerin yenilenmesi amacıyla kullanılan somon Dna aşısı somon balığının spermlerinden elde edilen dna moleküllerinden elde edilir. Son zamanlarda oldukça popüler bir yöntemdir. Somon Dna aşısı, hızlı gençleşme ve ciltte canlandırma meydana getirir. Bu aşı tek başına da kullanılabilir yada botoks gibi çeşitli dolgu yöntemleri ilede bir arada kullanılmaktadır. 

Somon Dna aşısı özellikleri: 

Bu aşının en önemli özelliği geçen yıllarla birlikte ciltteki azalan nem oranının geri kazanılmasını sağlar. Aşının bu özelliği içerisinde bulunduğu hyalüronik asit sayesindedir. Ayrıca somon Dna aşısı ciltte meydana gelen güneş lekeleri, ince çizgiler gibi yaşlanma belirtileri gidermede kullanılan anti aging bir üründür. Bu ürün sayesinde cilde canlılık verir ve elastikiyetini geri kazandırır. Cildin ihtiyacı olan vitamin ve proteini sağlar. Cilde doğal onarım yapan bir tedavi şeklidir​.

Somon Dna aşısı uygulanışı: 

Somon balığının sütlerinden elde edilen serumlar sayesinde deri altına enjekte edilir. Öncelikle yüz temizlenir ve krem sürülerek yaklaşık yarım saat bekletilir. Ardından elde edilen serumlar yavaş yavaş 1-2 santim aralıklarla deriye verilir. Bu işlem yaklaşık 20 dakika sürer. Somon Dna aşısı kişinin ihtiyacına göre 6 seansa kadar uygulanabilir. Herhangi bir alerjik etkisi bulunmaz. Bu yüzden geniş bir kullanım alanına sahiptir. Yalnız kalp rahatsızlığı olan kişilerde, diyabet hastalarında ve hamilelere uygulanmaması tavsiye edilmektedir.
]]>
Dna Yapısı https://www.dna.gen.tr/dna-yapisi.html Tue, 13 Nov 2018 21:39:38 +0000 Dna Yapısı, Burada çıkan herhangi bir problem dna'nın yapısı ile alakalıdır. Dna'nın paketlenmesi ve bağlanması için hücresel sürecin sorunsuz bir şekilde sağlanması gerekir. Dna'nın tam iki türü vardır. Bunlar çif Dna Yapısı, Burada çıkan herhangi bir problem dna'nın yapısı ile alakalıdır. Dna'nın paketlenmesi ve bağlanması için hücresel sürecin sorunsuz bir şekilde sağlanması gerekir. Dna'nın tam iki türü vardır. Bunlar çift iplikli dna ile tek iplikli dna'dır. Dna'nın mekanik olan yapısı hücreler için oldukça önemlidir. Dna yapısı, helikaz, proteinler ve topoizomeraz enzimleri sayesinde evrimleşir. Dna'nın uzunluğu tam on santimetre kadar ulaşır. Dna'nın dizilişi ve moleküler yapısı dnanın özelliği ile alakalıdır. Dna'nın özelliği dna ipliklerini birbirine bağlamakta olan hidrojen bağlarını oluşturmaktadır.

Çift iplikli dna: bu dna türünde iplikler çiftli halinde olur. Çift iplikli dna hücrenin temel yapısını meydana getirir.

Tek İplikli Dna: Bu dna türünde de iplikler tek halinde olur. Tek iplikli dna yine hücrenin yapısı için oldukça önemlidir.

Dna yapısı ayrıca dna'nın her ipliğinde yer alan bağların ve elektronik etkileşimlerin kuvveti üzerinde oldukça önemli bir yeri vardır. Dna'nın yapısını ile mekanik yapısını doğrudan ölçmek oldukça zordur. Çözelti içerisinde net bir çözünürlük açığa çıkarmak nerede ise imkansızdır. Tüm bu özelliklerine rağmen araştırmacılar polimerin mekanik yapısı hakkında oldukça yüksek oranda veri üretirler. Dna yapısı, özellikle de dna'nın mekanik yapısını hücresel olarak halen aktif halde olur. Bu konu günümüz bilimcileri tarafından araştırılmaktadır. Dna uzunlukları mikroskobik olduğundan dolayı birçok hücrede bulunur. Her insanın kromozomunda bulunan dna'nın uzunluğu birkaç santimetre uzunluğunda olur. Bu sebepten dolayı hücreler dna'yı içerisinde taşımak, paketlemek ve onları sıkıştırmak zorunda kalır. Histon adı verilen ökaryotlarda makara şeklindeki proteinler sayesinde dna'nın sarılması gerçekleşmektedir. Dna yapısı, özellikle de dna-protein ikilisinin daha fazla sıkıştırılması sonrasında mitoz bölünme esnasında görülen kromozom yapılarını oluşturmaktadır.
]]>
Dna Aktivasyonu https://www.dna.gen.tr/dna-aktivasyonu.html Wed, 14 Nov 2018 04:29:17 +0000 Dna Aktivasyonu; İki aşamada gerçekleştirilen, kullanılmayan dna sarmallarının kullanılması için bir sıra uygulama ile dnayı aktif hale getirmektir. İlk aşamada gençlik ve canlılık kromozomu aktif hale geçirilir, ik
Dna Aktivasyonu; İki aşamada gerçekleştirilen, kullanılmayan dna sarmallarının kullanılması için bir sıra uygulama ile dnayı aktif hale getirmektir. İlk aşamada gençlik ve canlılık kromozomu aktif hale geçirilir, ikinci aşamada ise gençlik ve canlılık kromozomları ile birlikte hücrede bulunan diğer kromozomlarla birlikte, yani toplam 12 dna sarmalı büyüme ve gençleştirme için aktif hale geçirilir. İnsan kromozomlarında çift sarmal dna yapısının yanı sıra 10 adet iplikçik dna yapısı da mevcuttur. Bu dna yapılarının bir nevi uyku halinde olduğuna inanılmaktadır. İnsanoğlu mevcut kullandığı çift sarmala sahip dna'sının bile %3-4 gibi bir kısmını kullanmaktadır. İşte tam burada dna aktivasyonu ile uyuyan dna sarmalları da aktif hale geçirilerek insanoğlunun dna'sını daha fazla kullanacağına, kendini geliştirebileceğine, telepatik ve psişik güçler elde edebileceğine inanılmaktadır. Beynin %10 gibi bir kısmı kullanılarak yapılabilenler ortada iken, beynin %100 kullanılabileceği düşüncesi bile heyecan vericidir. 

Dna aktivasyonu faydaları;
  • Hücre yenilemesi artar,
  • Algılama eşiği gelişir,
  • Bağışıklık sistemi kuvvetlenir,
  • Hastalıklı hücrelerde iyileşmeler görülür,
  • Birey kendini daha genç, daha canlı, daha enerjik hisseder,
  • Vücut kırışıklıkları azalır, saçlar gürleşir ve çoğalır, 
  • Duyma, görme, dokunma, tatma hisleri artar,
  • Beyin fonksiyonları gelişir,
  • Daha kolay anlama, daha çabuk ezberleme, anıları daha iyi hatırlama ortaya çıkar,
  • Ön seziler artar, altıncı his gelişir.
Dna aktivasyonu nasıl gerçekleştirilir; aktivasyon bir sıra meditasyon ve hipnoz uygulamaları ile gerçekleştirilir. Temelde insan beyninin derinliklerine inerek mevcut problemlerin ortadan kaldırılmasına yönelik bir uygulamadır. Uygulamaya tabi olan bireylerin uygulamaya cevap verme süreleri değişiklik gösterebilir. Aktivasyon sonrası birey vücudundaki değişiklikleri rahatlıkla gözlemleyebilir. Fiziksel ve ruhsal gelişim kendini hissettirir.
]]>
Gen Terapisi Ve Dna Parmak İzi https://www.dna.gen.tr/gen-terapisi-ve-dna-parmak-izi.html Wed, 14 Nov 2018 23:39:41 +0000 Gen Terapisi Ve Dna Parmak İzi; Gen terapisi, kalıtsal olarak nesilden nesle aktarılan özelliklerden istenilen genleri ekleyip, istenilmeyen genleri pasif hale getiren yöntemdir.Gen Terapis Gen Terapisi Ve Dna Parmak İzi; Gen terapisi, kalıtsal olarak nesilden nesle aktarılan özelliklerden istenilen genleri ekleyip, istenilmeyen genleri pasif hale getiren yöntemdir.

Gen Terapisinde Amaç Nedir

Gen terapisinde amaç, kısa boyluluk, renk körlüğü veya diğer kalıtsal hastalıkların diğer nesle aktarılmamasını sağlamaktır. Bu çalışmalar iki türlüdür. Bunlar; kalıtımsal özelliklerin genler aracılığıyla ele alınması yöntemi somatik, hücrede direkt çekirdeğin değiştirilmesi ile olan yöntem ise germline gen terapisidir.

DNA Parmak İzi Nerelerde Kullanılır

İnsan DNAlarında baz sırasının belli aralıklarla tekrar ettiği gözlemlenmiş ve bu sayede parmak izinin tespiti yapılabilmiştir. İnsan DNAları tek yumurta ikizleri dışında her insanda farklıdır. Dolayısıyla parmak izinin de farklı olması özellikle adli tıpta suçluların belirlenmesi ve babalık testinde kullanılmaktadır.

DNA Örnekleri Nası Elde Edilir

DNA örnekleri, saç telinden, spermden hatta yılar öncesine ait bir fosilden bile elde edilebilir.

Gen Terapisinin Sakıncaları Nelerdir

Gen terapisi, insan genlerinin özellikleri ve DNAlarından hangilerinin hangi hastalığı şifrelediği öğrenilmeye yöneliktir.Ancak bunların bilinmesi her zaman iyi olmayabilir. Hastalıkların diğer nesle geçmemesi gibi iyi sonucu olduğu gibi, birtakım sakıncaları da vardır. Bunlar:
  • Bu testleri yaptıran insanların, ilerde hangi hastalığa yakalanacağını bilmesi sebebiyle yaşayacağı psikolojik bunalım,
  • O hastalığa yakalanacağını bildiği için hayat sigortası yaptırmak gibi sigorta şirketlerini zarara uğratacak durumlar 
  • Eğer o kişinin hastalığı iyileşmeyecekse kendi DNAsının bilgilerinin açığa çıkmasının bu testleri yapmasının kendisine ne faydası olacaktır
  • İşte tüm bunlar düşünülerek yasal izinler alınmalıdır.
]]>
Dna Araştırması https://www.dna.gen.tr/dna-arastirmasi.html Thu, 15 Nov 2018 02:08:02 +0000 Dna Araştırması, Canlılar belirli bir kromozom dizilişi ve gen yapısına göre yaşamsal faaliyetlerini devam ettirmektedir. Kromozom ve gen yapısındaki hatalı dizilim canlı yaşamının son bulmasına neden olabilmektedir. Dna sarm Dna Araştırması, Canlılar belirli bir kromozom dizilişi ve gen yapısına göre yaşamsal faaliyetlerini devam ettirmektedir. Kromozom ve gen yapısındaki hatalı dizilim canlı yaşamının son bulmasına neden olabilmektedir. Dna sarmalı üzerinde yer alan kromozomlarda hatalı bir dizilim yaşamsal faaliyetleri güçlendirerek canlının sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir. İnanlar 46 kromozom ile dünyaya gelmektedirler. Bu kromozom sayasında bir bağın fazla olması veya az olması kişinin yaşama tutunmasını engellemektedir. Yapılan Dna araştırması sonrasında bir kısım hastalıklı gen ve kromozomların hatalı diziliminden kişilerde ciddi hasar ve hastalıklar oluşturmuştur. Bu nedenle bilim insanları hastalıklarını tedavisi amacıyla Dna araştırması yaparak hatalı kod dizilimi ve hastalıklı genlerin tespitini sağlayamaya çalışmışlardır. 

Dna Araştırması Faydaları

İnsan yaşamı belli bir gen dizilimine göre yapılmıştır. Uzman biyolog ve doktorların uzun süren araştırmalar sonrasında dna araştırmalarını oldukça ilerletmişlerdir. Dna üzerinde yapılan araştırmalar sonrasında hastalıklı gen dizilimi veya hastalıklara neden olan sağlıksız kromozomların ortadan kaldırılması amacıyla çalışmalar yapmışlardır. Hatta laboratuvarlarda yapılan çalışmalar sonrasında hastalıklı ve sağlıksız genlerin hücrelerden çıkartılarak yerine sağlıklı gen yapısının getirilmesi sağlanmıştır. 

Dna Araştırması İnsanlığa Faydaları

Yakın tarihe bakıldığı zamanda hastalıklı gen yapısına sahip olan mutasyonlu besinler üzerinde dna araştırması yapılmıştır. Bu araştırmalar sonrasında hastalıklı ve verimsiz gıdaların genlerinde yapılan araştırma sonrasında Dna yapısı tespit edilmiştir. 

Dna araştırması sonrasında hastalıklı genler bitki hücrelerinden çıkartılmış ve yerine sağlıklı kromozom ile genlerin çarprazlanması sağlanmıştır. Böylelikle insan sağlığı için verimli sağlıklı gen yapısını sahip besinler üretilmiştir. Bunun yanı sıra yapılan Dna araştırmaları sonrasında ürünlerde çok kısa süre içerisinde ciddi anlamda kar getirisi elde edilen sağlıklı besin üretilmesi sağlanmıştır.

Dna Araştırması Nasıl Yapılır

Uzman biyologlar ve doktorlar bir sağlık problemi veya ciddi bir çalışma sonrasında bir problemi belirler. Bu problemin gen yapısı ve kromozomlardan kaynaklı olup olmadığını tespit eder. Şayet problem gen yapısından dolayı gerçekleşmiş ise Dna araştırması başlatılır. Problemin oluşturulduğu gen tespit edilerek üzerinde çalışmalar sağlanır. Böylelikle insan sağlığı için faydalı bileşikler ve gen sıralaması sağlanarak Dna araştırması tamamlanmış olur. 
]]>
Dna Onarımı https://www.dna.gen.tr/dna-onarimi.html Thu, 15 Nov 2018 04:32:06 +0000 DNA onarımı : Vücudumuzda ki Dna'nın onarımı Dna'nın bir iş esnasında kendini yenileme veya eşleme gibi durumlarında nadiren karşımıza çıkabilecek olan sorunları onarmada kullanılan terimdir. Dnalar sürekli olarak hem vücud DNA onarımı : Vücudumuzda ki Dna'nın onarımı Dna'nın bir iş esnasında kendini yenileme veya eşleme gibi durumlarında nadiren karşımıza çıkabilecek olan sorunları onarmada kullanılan terimdir. Dnalar sürekli olarak hem vücudumuzda içsel hemde Çevresel faktörler olarak sürekli bir şekilde tehlikeye maruz kalmaktadır.  Bahsetmiş olduğum bu faktörler günde yaklaşık olarak bir milyon dna hücresi zarar görmektedir. Faktörlerin vermiş olduğu etkiler zarar verdikleri andan itibaren onarılmasalardı eğer kanser gibi çeşitli ciddi hastalıkların ve genetik yapıların bozulmasına ve bunu nesillerin aktarılmasına neden olur. 

DNAdaki bozulmanın sonuçları

Aslına bakılırsa Dnada ki bu bozulmalar hem yararlı hem de zararlı olabilmektedir. Ancak vücut her ihtimale karşı Dna'nın koruma mekanizmasını geliştirmiştir ve üretmiştir. Dna'nın hasar görmesiyle alakalı hasarın büyüklüğü de oldukça önemli ve koruma mekanizmasının değişmesinde etkilidir.  Dna çağındaki küçük hasarlar onarım mekanizması tarafından iyileştirilmektedir. Lakin büyük çaplı hasarlar ki bu genel olarak Çevresel faktörler, ultraviyole ışınlarının maruz kalınımı gibi durumlarda hücre ölümüne yol açarak kendini korumuş olur. Ancak orta derecedeki hasarların uzun süre birikimi sonucunda Dnalar mutasyona uğrayabilirler. 

DNAların tam ikileşme veya eşleşme sonucunda nadir olarak gerçekleşen mutasyon kişide kanser hastalığına veya hızlı bir şekilde yaşlanmaya neden olabilir. DNAların tamir bölümünde yaklaşık olarak yüz gen aktif bir şekilde rol oynamaktadır. İnsanların dna hücrelerinde günde yüz adet yanlış kodlanan hatalı Dnalara rastlanmaktadır. Bu ciddi bir konu olmakla beraber sisteminiz bunu kendi başına halledebilmektedir. Nadir olarak hastalıklara neden olan bu önemli sorun üç başlık altında onarılmaktadır. Bu çözümleme prokaryotik ve ökaryotik hücrelerde bulunur. Yanlış eşleşme sırasında oluşabilen eksizyon tamiri bu durumu kötüye sokmadan kurtarabilir. Bu tamir mekanizması hata okuma yeteneğine sahiptir. Dna hasarının en yüksek olduğu durumlarda sos tamiri devreye girmektedir. Bu durumda hasarlı olan gen kendini feda eder ve ölür
]]>
Rekombinant Dna Teknolojisi https://www.dna.gen.tr/rekombinant-dna-teknolojisi.html Thu, 15 Nov 2018 18:20:22 +0000 Rekombinat Dna Teknolojisi, Dna çift sarmarlı bir yapıya sahip olup, canlı için tüm genetik kodları taşıyan bir yapıdır. Rekombinat dna teknolojisi, doğada bulunmayan sadece farklı dna molekülü türlerinin kesilip birleştirilm Rekombinat Dna Teknolojisi, Dna çift sarmarlı bir yapıya sahip olup, canlı için tüm genetik kodları taşıyan bir yapıdır. Rekombinat dna teknolojisi, doğada bulunmayan sadece farklı dna molekülü türlerinin kesilip birleştirilmesi ile oluşan bir teknoloji yöntemdir. 

Rekombinat Dna teknolojisi kullanıldığı alanlar;
  • Prenatal tanıda
  • Kanser teşhisinde
  • Aşı üretiminde
  • Biyoteknolojik çalışmalarda
  • Hastalıkların patolojik tanısında
  • Adli tıpta
Rekombinat Dna teknolojisinin günümüz çağımızda kullanım alanı geniş yer bulmaktadır. Bir çok hastalığın tanı, teşhis ve tedavisinde alternatif olarak tıbba fayda sağlamaktadır. Bu teknolojinin anne ve babadan geçen talessemi, kistik fibroz, orak hücre anemisi gibi kalıtsal hastalıkların tanısında çok önemli yeri vardır. Bu teknolojiyi kullanarak insülin gibi hastalıkların tedavisi mümkündür. Özellikle kış aylarında yaygın olan kuş gribi, domuz gribi gibi bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde bu teknoloji ile aşı üretilebilir. Recombinat Dna teknolojisi ile AIDS, gibi hastalıkların tanısı yapılmaktadır. İyi veya kötü huylu tümörlerin patolojik teşhisinde önemli yer almaktadır. Recombinat Dna teknolojisi, dünyada teknolojinin gelişmesi ile biyoteknolojik çalışmalarda biyolojik savaş amaçlı kullanılmaktadır. Bu teknoloji adli tıpta babalık tayini, şüpheli suçlu tayini gibi amaçlarda da kullanılmaktadır. Rekombinat Dna teknolojisi ile gen klonlamada yapılabilmektedir. Koyunlar üzerinde yapılan bu denemede başarılı olunmuş fakat insan klonlama üzerinde çalışmalar yapmak yasaklanmıştır. 
Rekombinant Dna teknolojisinde kullanılan yöntemler;
  • Özel enzimler kullanarak Dna moleküllerinin kesilmesi
  • Dna nükleotid dizisinin saptanması
  • Dna hibridizasyonu
  • Dna nın klonlanması
 Rekombinant Dna teknolojisinde, Dna molekülünü kesim başka bir Dna molekülü ile birleştirmede özel enzimler kullanarak, nükleotid dizisini saptayarak, hibridizasyon ve klonlama işlemi ile mümkündür. Bu işlemler sayesinde örneğin Dna sarmalında hastalık yapan kısmın çıkarılması yapılabilir veya o kısımının başka bir kısımla değiştirilerek hastalık tedavisinde kullanılması yapılabilir. 
]]>
Anti Ds Dna https://www.dna.gen.tr/anti-ds-dna.html Thu, 15 Nov 2018 18:42:59 +0000 Anti Ds Dna,  double stranded dna antikorunun isminin kısaltılmış halidir. Kullanım amacı; sistemik lupus eritamatozus (sle) hastalığını düşündüren şikayet ve klinik bulgularda tanı koyma ve sistemik lupus eritamatozus tanıs Anti Ds Dna,  double stranded dna antikorunun isminin kısaltılmış halidir. Kullanım amacı; sistemik lupus eritamatozus (sle) hastalığını düşündüren şikayet ve klinik bulgularda tanı koyma ve sistemik lupus eritamatozus tanısı konan hastaların takibinde kullanılan bir laboratuar parametresidir. Özellikle lupus nefritinde Ds Dna antikorlarının düzeyi ile hastalığın aktiftir derecesi arasında korelasyon olduğu bildirilmektedir. Klinik tablonun kötüleşmesinde öncelikle serumda Anti Ds Dna titresi genellikle artmaktadır. Sle dışındaki diğer kollajen doku hastalıklarında da Anti Ds Dna pozitifliğine rastlanabilir. Sjögren sendromu, miks bağ doku hastalığı ve  progresif sistemik skleroz gibi hastalıkların az bir kısmında da olsa bu pozitifliğe rastlanabilir. 

Serumda bakılır. Antinükleer antikor profil testi kapsamında diğer antikor titreleri ile beraber bakılır. Kollajen doku hastalığı düşünülen tüm hastalara ilk aşamada bu antinükleer antikor (ANA)  testi bakılır. 

Anti Ds Dna Serum Düzeyleri Referans Aralıkları 
  • Negatiflik için gereken değer < 10 IU / mL 
  • Borderline için gereken değer 10 - 15 IU / mL 
  • Pozitiflik için gereken değer > 15 IU /mL 
11
]]>
Dna Nükleotit https://www.dna.gen.tr/dna-nukleotit.html Fri, 16 Nov 2018 10:56:41 +0000 Dna nükleotit, dna tüm canlı organizmanın biyolojik gelişimini sağlar. Genetik talimat taşıyan nükleotit asitten oluşur. Dna geni içinde kişiye ait bilgi sürekli saklanır. Protein ve Rna hücresinin birleşmesiyle dna şablonu ol Dna nükleotit, dna tüm canlı organizmanın biyolojik gelişimini sağlar. Genetik talimat taşıyan nükleotit asitten oluşur. Dna geni içinde kişiye ait bilgi sürekli saklanır. Protein ve Rna hücresinin birleşmesiyle dna şablonu oluşur. Dna parçasının genel adına gen adı verilir. Vücut içindeki genetik bilgi ve hücreler dna ile düzenlenir. Dna hücre molekülü nükleotit yapı biriminden meydana gelir. Dna nükleotit birimine bağlanarak oluşmaya başlar. Dna yapısı içinde 2 tane dna nükleotit birimi vardır. Vücut içindeki nükleotit zinciri dna içinde birbiri etrafından dolanarak oluşur. Nükleotit şeker ve fosfat bazdan oluşur. Adenin, guanin, sitozin, timin olmak üzere 4 bazdan meydana gelir. Dna içinde özel molekül zinciri oluşur ve nükleotit sürekli al alta dizilir. Baz ve nükleotit karşılıklı olur. Mitoz hücresiyle oluşan yavru hücrenin kromozom sayısı ana hücrenin kromozom sayısına eşit değerde oluşur. Kromozom eşitliği olduğu zaman dna ile nükleotit kendisini eşlemesiyle oluşmaya başlar.

Dna nükleotitin özellikleri

Vücut içindeki dna molekülü adenin, guatin, sitozin, timin, nükleotitden oluşur. Bu önemli bazlar genin hücresini yeniler. Dna üzerindeki baz çift zincirli sarma yapıda oluşur. Nükleotitler dna üzerinde güçlü hidrojen bağı ile birbirine bağlıdır. Dna içinde oluşan 4 baz ile güçlü bağ oluşturur. Dna nükleotitlerin sayısı ve dizilişi farklı canlı biriminden oluşmaya başlar. DNA eşlemesi sonrasında dna ve zincirini birbirine bağlayan hidrojen bağını oluşturur. Serbest kalan hidrojen bağı zinciri nükleotit ile kendisini sentezler. Dna içindeki nükleotit yeniden oluşmuş ve yenilenmiş olur.
]]>
Gebelikte Dna Testi https://www.dna.gen.tr/gebelikte-dna-testi.html Sat, 17 Nov 2018 10:55:50 +0000 Gebelikte Dna Testi, Bebeğin daha doğmadan önce, anne karnında yapılacak olan Dna testi, babalık testi için kesin çözüm sunar. Bu metotta risk söz konusu değildir yani anne yada bebek için endişe gerektirmez. Ayrıca hızlı bir Gebelikte Dna Testi, Bebeğin daha doğmadan önce, anne karnında yapılacak olan Dna testi, babalık testi için kesin çözüm sunar. Bu metotta risk söz konusu değildir yani anne yada bebek için endişe gerektirmez. Ayrıca hızlı bir metottur. Gelişmiş teknoloji ve bilim sayesinde, anne yada bebeği tehlikeye düşürmeden babalık ile ilgili şüphe bırakmayan, güvenilir bir yöntemdir.

Gebelikte Dna Testi Nasıl Yapılıyor

Anne kanında var olan fetal Dna oranını artırma yeteneğine dayanır.  Anneden ve olası babadan alınacak olan kan örneği işlem için yeterli olacaktır. Bebeğe ait Dna anne kanından alınır. Bebeğin Dna karşılaştırması ile babanın Dna karşılaştırmasının eşleştirilmesi amacı ile anne kolundan doğru biçimde kan alınmalıdır. 

Gebelikte Dna Testi Ne Zaman Yapılabilir

Bu test gebeliğin 5-6. haftasından sonra yapılabilir. Hamileliğin 8. haftasından itibaren anne kanında var olan fetal Dna ile çok hassas ve güvenilir Dna babalık testi uygulanabilir.

Gebelikte Dna Testi Ne Kadar Hassastır

Gebelikte Dna babalık testi, babalık durumunun olmadığını ortaya koyabilir yada babalık durumunun varlığını ispatlayabilir. Bu test % 99 üzerinde bir hassasiyete sahiptir.

Daha önce gerçekleşen hamilelikten hücre kalabilir mi

Anne kanının içeriğinde sağlam fetal hücreler annenin bağışıklık sistemi aracılığıyla imha olan sağlam fetal hücrelerden meydana gelen serbest dolaşan fetal Dna bulunur. Çok fazla olmayan, nadir olan sağlam olan fetal hücrenin annenin bağışıklık sisteminden kaçabileceği ve daha önceki hamileliklerden kalabileceği düşünülse de serbest olarak dolaşan fetal Dna yalnızca birkaç saat durabilmektedir. Yani serbest olarak dolaşan fetal Dna, daha önceki gebeliklerden kalamaz, kanıtlanmıştır.
]]>
Dna Gen Kromozom https://www.dna.gen.tr/dna-gen-kromozom.html Sat, 17 Nov 2018 13:29:01 +0000 Dna Gen Kromozom; Kalıtım materyali hücrede çekirdekte yer alır. Kalıtım materyali iğ ipliği görünümüne sahiptir. İğ ipliği görünümünde olan kalıtım materyali küçükten büyüğe doğru; nükleotit-gen-DNA-kromozom şek Dna Gen Kromozom; Kalıtım materyali hücrede çekirdekte yer alır. Kalıtım materyali iğ ipliği görünümüne sahiptir. İğ ipliği görünümünde olan kalıtım materyali küçükten büyüğe doğru; nükleotit-gen-DNA-kromozom şeklinde dizilir.

Nükleotit; DNA molekülünün yapı taşıdır. Her bir nükleotit; 1 adet organik baz, 1 tane 5 C içeren deoksiriboz şekeri ve 1 adet fosfattan oluşur. 4 tür organik baz vardır. Adenin bazı (A), Timin bazı (T), Guanin bazı (G), Sitozin bazı (C). Nükleotitler hangi organik bazı içeriyorsa ona göre adlandırılırlar. Örnek olarak; Adenin bazı içeren nükleotit, adenin nükleotit yada adenozin adını alır.

Gen; kromozomların belirli bir bölümünü oluşturan nükleotid dizisidir. Kalıtsal karakterlerin şifrelendiği kısımdır. Kalıtsal karakterleri nesilden nesile aktarır. DNA molekülünün görev birimidir. 

DNA ; çift zincirli sarmal yapıdan olan bir moleküldür. 

DNA Molekülünün Özellikleri
  • Çekirdeği olan hücrelerde çekirdekte bulunur. Fakat çekirdeksiz hücrelerde stoplazmada dağınık olarak bulunur.
  • DNA molekülü kendi kendini eşleyebilir. Ve böylelikle kendine benzer yeni bir DNA molekülü oluşumana neden olur.
  • Bir DNA molekülünde adenin nükleotid (A) sayısı timin nükleotid (T) sayısına, guanin nükleotid (G) sayısı sitozin nükleotid (C) sayısına eşittir.
  • Nükleotitler birbirlerine zayıf hidrojen bağları ile bağlanır.Adenin ile timin arasında ikili zayıf hidrojen bağları, guanin ile sitozin arasında ise üçlü zayıf hidrojen bağları yer alır.
  • Yapısı protein ağırlıklıdır.
  • Hücredeki yönetici moleküldür. Sentez, solunum ve boşaltım gibi yaşamsal olaylar DNA molekülünün kontrolü altında gerçekleşir.
  • Taşıdığı gen ismi verilen bilgile sayesinde gelişme aşamasında canlıya ait kalıtsal karakterlerin ortaya çıkmasını sağlar. Mesela, parmak sayısı, göz rengi, saç şekli, boy uzunluğu gibi kalıtsal karakterler.
Kromozom; DNA molekülünden ve özel proteinlerden meydana gelen yapılardır. Üstünde birçok gen bulundurur. Genlerin nesilden nesile aktarılmasını kromozomlar sağlar. 
Hücrede yaşamsal faaliyetleri çekirdek ayarlar. Bir hücre çekirdeği mikroskop ile incelendiğinde kalıtsal özellikleri taşıyan kalıtım materyallerin varlığına rastlanır. Hücre bölünme aşamasına geleceği zaman bu kalıtsal maddeler belirgin hale gelir. Bu belirginleşen yapılara Kromozom denir. Hücrenin solunumunu, büyümesini ve üremesine yardımcı olur. 
]]>
Hbv Dna https://www.dna.gen.tr/hbv-dna.html Sun, 18 Nov 2018 02:17:47 +0000 Hbv dna, tıptaki karşılığı hepatit b virüsü, halk dilinde ise sarılık hastalığı olarak bilinenen sağlık sorununa yani karaciğerde iltihaplanmaya neden olan virüs olarak tanımlanan sorunun tedavi edilmesi için uygulanan metot Hbv dna, tıptaki karşılığı hepatit b virüsü, halk dilinde ise sarılık hastalığı olarak bilinenen sağlık sorununa yani karaciğerde iltihaplanmaya neden olan virüs olarak tanımlanan sorunun tedavi edilmesi için uygulanan metotların ne derece başarılı olabildiğini ölçmeye yarayan testin adıdır.

Hbv dna testi hepatit B virüsünün saptanabilmesi için sıklıkla uygulanmaktadır. Bu testin analitik olarak elde edilen uyarlılık oranı yüksektir. Bir kişiden alınan kan örneğinin içerdiği hepatit B virüsüne ait dna’nın düzeyini saptamaya yaramaktadır. Böylece virüs dna’sı saptandığı zaman aslında virüsün kendisi de saptanmış olmaktadır. Hbv dna testi oldukça duyarlıdır, bu özelliği sayesinde oranı oldukça düşük olan virüs dna seviyesi bile belirlenebilmektedir.

Hbv dna testi kullanılma zamanı

Bu test hepatit B iltihabının teşhisi ve takip edilmesi aşamalarında kullanılmaktadır. Test sonuçlarının duyarlılık oranı yüksek olduğu için teşhis ve takip işlemleri kolayca yapılabilmektedir. Karaciğerdeki enfeksiyon seviyesini belirleme haricinde ELİSA testinde de HBS Ag testi pozitif sonuç veren kişilerde hepatit B taşıyıcılık takibi için kullanılmaktadır.

Hbv dna testi sonuçları ne anlama gelir

Bu testte belirlenen hepatit B iltihabının düzeyi belirlenir. Eğer kişide hepatit B erken evrede ise bu virüse karşı oluşturulan antikor seviyesi oldukça düşük olur. O zaman serolojik testlerden yeterli bilgi elde edilemez. Bu nedenle virüs doğrudan saptanmalıdır. Bu amaçla daha fazla spesifik bilgi veren metotlar kullanılır.

Hbv dna kantitatif testi

Bu testte virüs enfeksiyonu sonucunda oluşan viral yük oranı belirlenebilmektedir. Bu test metodu ile incelenen kan örneğinde çok az seviyede genom kopyası varlığı bile belirlenebilir.
  • Kantitatif test istenebilen durumlar hangileridir
  • Hbv dna pcr test sonucu pozitif olarak çıkarsa
  • Sağlık sorununun aktif olarak sürdüğü veya inaktif olduğu durumlarda
  • İlaçla tedavi gören hepatit B hastalığı olan kişilerde
  • Kronik hepatit B sağlık sorunu yaşayan kişilerde enfeksiyon seviyesinin belirlenmesinde
  • Bir hastaya ilaç tedavisi uygulanacaksa öncelik olarak viral yük oranının saptanmasında kullanılır.
]]>
Dna Polymerase https://www.dna.gen.tr/dna-polymerase.html Sun, 18 Nov 2018 08:09:03 +0000 DNA Polymerase, DNA ikileşmesine yardımcı olan bir enzimdir. Bu enzimler DNA ipliğini kalıp olarak görürler ve onu okuyup onun boyunca, deoksiribonükleotitlerin polimerizasyonunu katalize ederler. Yeni polimere uğramış moleküller k DNA Polymerase, DNA ikileşmesine yardımcı olan bir enzimdir. Bu enzimler DNA ipliğini kalıp olarak görürler ve onu okuyup onun boyunca, deoksiribonükleotitlerin polimerizasyonunu katalize ederler. Yeni polimere uğramış moleküller kalıp ipliği tamamlayıcı görevindedir ve kalıp ipliğin eski eşi ile aynı yapıya mevcuttur. DNA polymerase, bir holoenzim olarak adlandırılır bu yüzden doğru işlev görebilmek için magnezyum iyonuna ihtiyaç duyar. DNA polymerase, tek ipliğe sahip olan bir dnaya bağlanarak DNA ikileşmesini başlatır. DNA polymerase, RNA polymeraseden faklı olarak, sentez ettiği iplikleri yalnızca nükleotitlerden başlayarak uzatamaz, fakat mevcut bir yapıya sahip olan DNA zincirini uzatabilir böylelikle zincir sentezinin başı için yardımcı enzimlere ihtiyaç duyar. DNA polymeraseların bazı türleri yanlış ekledikleri nükleotitleri farkedip onları tamir etmelerini sağlayan eksonükleaz yeteneğine sahiptir. 

DNA polymerase dizi benzerliklerine dayanarak yedi farklı gruba ayrılır:

A ailesi: Polimerazlar hem ikileşme hem de tamir etme polimerazların içerir. Tamir polimerazları kesip çıkarma tamiri ve ikileşme çatalında gecikmeli iplik sentezi olayında parçaların işlenmesi ile ilgili görevlidir.

B Ailesi: Polimerazlar başlıca ikileşmeli polimerazları, bazı bakteri ve bakteriyofajlar tarafından kodlanmış olan dna polymeraseları da yapısında içerir. B ailesinin en önemli özelliği ikileşme sırasında çok düşük hata oranına sahip olmasıdır. 

C Ailesi: Başlıca bakteri kromozom ikileştirme enzimleri olmasıdır. 

D Ailesi: Polimerazlar hala iyi tanımlanmış değillerdir. 

X Ailesi: İyi bilinen ökaryotik polimeraz ve terminal deoksinükleotidil transferaz içerir. 

Y Ailesi: Zarar görmemiş olan kalıpları kopyalarken hata oranlarının yüksek olması, fakat zarar görmüş dnayı ikileştirebilme özellikleri ile diğer polimerazlardan farklı özelliğe sahiptir.

RT Ailesi: Ters transkriptaz ailesi retrovirüslerden ve ökaryotik polimerazlardan örnekler içerir. RNA kalıptan DNA zinciri sentezlemeye sahiptirler.
]]>
Dna Protein https://www.dna.gen.tr/dna-protein.html Mon, 19 Nov 2018 07:40:15 +0000 Dna Protein, Dna organizmanın genetik kodlarını taşıyan çift sarmal yapılı bir yapıdır. Protein ise Dna nın kodlarına bağlı olarak aminoasitlerin birleşmesi ile oluşmuş organik bileşiklerdir. Bireydeki dna genetik kodun yar Dna Protein, Dna organizmanın genetik kodlarını taşıyan çift sarmal yapılı bir yapıdır. Protein ise Dna nın kodlarına bağlı olarak aminoasitlerin birleşmesi ile oluşmuş organik bileşiklerdir. Bireydeki dna genetik kodun yarısı anneden yarısı babadan geçmektedir. Protein canlının yapı taşı olup sentezlenmesi Dna'ya bağlıdır. Aminoasitlerin hangi düzeyde, nasıl birleşeceğini Dna'dan gelen genetik koda göre yapılandırılır. Memelilerde bulunan 20 çeşit aminoasit belli bir düzene ve genetik bilgiye göre birleşerek protein oluştururlar. 

Dna protein sentezlenme aşamaları
  • Replikasyon
  • Transkripsiyon
  • Translasyon 
Dna'dan protein sentezleme aşama aşama gerçekleşmektedir. Bu aşama Dna'nın genetik kodunun protein sentezlenmesine kadar olan aşamadır. Dna protein sentez aşamalarında başlangıç aşaması olan replikasyon aşamasında, Dna çift sarmalı açılarak eşlenme aşamasıdır. Bu aşamada proteine verilecek kodun kopyalanması aşamasıdır. Bu kopyalama aşaması ile gelecek nesillere genetik kodlar aktarılır. Dna protein sentez aşamasının transkripsiyon aşamasında, Dna protein için bir nevi elçi görevi gören mesajcı Rna sentezlenme aşamasıdır. Bu aşamada protein sentezi için Dna'daki kalıpların protein sentezlenme aşamasına taşınma işlemi gerçekleşir. Dna protein sentez aşamasından translasyon aşamasında ise mesajcı Rna'dan gelen bilgilere göre genetik kodlara uygun aminoasit dizilimleri sıralanarak protein sentezlenir.    

Dna protein sentezi şartları
  • Yeterli sayıda ve çeşitte amionoasit 
  • Enzimler
  • Yeterli enerji
  • Uygun mesajcı Rna'nın sentezi
  • Taşıyıcı görevi için ribozomlar 
Dna'dan protein sentezlenmesi ve genetik kodun bir sonraki nesillere aktarılması için yeteri sayıda amino asitin uygun bir şekilde genetik kodlara göre dizilimine bağlıdır. bu sentezenme aşamasında enerjinin veya taşıyıcı faktörlerin varlığının olmaması durumda protein sentezini gerçekleştirilemez. 
]]>
Dna Sıralaması https://www.dna.gen.tr/dna-siralamasi.html Tue, 20 Nov 2018 00:21:13 +0000 Dna sıralaması; dna organizmaların ve virüslerin canlılık işlevlerine yerine getirirken aynı zamanda da genetik bilgilerini taşımaktadır. Dna sarmal yapılıdır. Dna zincirleri çift zincirden oluşmaktadır. Dna zincirleri arasın Dna sıralaması; dna organizmaların ve virüslerin canlılık işlevlerine yerine getirirken aynı zamanda da genetik bilgilerini taşımaktadır. Dna sarmal yapılıdır. Dna zincirleri çift zincirden oluşmaktadır. Dna zincirleri arasında ikili veya üçlü hidrojen bağları bulunur. Dna kendini eşleme özelliğine sahiptir. Dna deoksiriboz şekerlerinden oluşur. Adenin, timin, guanin ve sitozin nükleotidlerine sahiptir. Adenin timin ile guanin ise sitozin ile eşleşmektedir. Dna eşleşmesi sırasında hidrojen bağı ile birbirine bağlı olan baz zincirleri birbirlerinden ayrılırlar. Dna iplikçikleri her biri kendi tarafından yeni ikili sarmallar oluştururlar. Bu sayede genler çoğalır. Dna sıralaması sırası ile adeninin karşısına timin, timinin karşısına adenin, guaninin karşısına sitozin ve sitozinin karşısına da guanin gelecek şekilde sıralanmaktadır. 

Dna'nın görevleri;
  • Hücrenin merkezinde yer alarak hücreyi yönetirler
  • Kalıtsal yani genetik bilgileri taşırlar
  • Kalıtsal karakterlerin yeni bireylere aktarımını sağlarlar
  • Protein sentezinin sağlanması için şifre yollarlar
  • Hücrenin bölünmesini kontrol ederler
Dna sıralamasında bazlar nükleotidleri, nükleotidler genleri, genler Dna'yı ve son olarak Dnda kromozomları oluşturur. Dna hücre çekirdeği bulunan canlılarda çekirdek içerisinde hücre çekirdeği bulunmayan canlılarda ise sitoplazma içerisinde bulunur. Bir nükleotidin yapısında organik baz, deoksiriboz şekeri ve fosfat bulunur. Mesela fosfat, şeker ve guanin birleşerek guanin nükleotidini oluşturur. Dna zincirlerinde fosfat, şeker ve baz sayıları daima birbirine eşit sayıdadır. Genetik özellikleri taşıyan Dna'lar kromozomlar içerisinde yer alır. Her türün kendine has kromozom sayıları vardır ve aynı türde yer alan her canlının kromozom sayıları birbirine eşittir. Canlılarda sadece üreme kromozomları farklılıklar gösterebilir.
]]>
Dna İzolasyonu Deneyi https://www.dna.gen.tr/dna-izolasyonu-deneyi.html Tue, 20 Nov 2018 05:47:54 +0000 DNA izolasyonu deneyi; bütün canlılar genetik şifreleri taşıyan DNA'ya sahiptirler. Hiçbir şekilde canlıların DNA'ları birbirine benzememektedir. DNA her canlıya ait olan özel moleküllerden meydana gelmiştir. Vücudun saç yapı DNA izolasyonu deneyi; bütün canlılar genetik şifreleri taşıyan DNA'ya sahiptirler. Hiçbir şekilde canlıların DNA'ları birbirine benzememektedir. DNA her canlıya ait olan özel moleküllerden meydana gelmiştir. Vücudun saç yapısı, göz rengi, yüz yapısı, burun yapısı, ağız yapısı vesaire DNA'da şifrelenmiş durumdadır. DNA'nın bünyesinde şeker, fosfat ve bazlar bulunmaktadır. DNA çift zincirli bir moleküler yapıya sahiptir. DNA molekülü bazları adenin, timin, guanin ve sitozindir.

DNA izolasyonu ile DNA zincirleri ayrıştırılmaya çalışılmaktadır. DNA izolasyonları deneyleri uzmanlar tarafından genellikle meyveler üzerinde denenmektedir. DNA izolasyonu ile hücre duvarının parçalanması durumu, DNA protein kompleksinin çözülmesi ve diğer moleküllerden ayrıştırılması yolu ile gerçekleşir. Hücre duvarının parçalanmasının nedeni amaçlanmakta olan hücre çekirdeğine ulaşmaktır. Hücre duvarlarının parçalanması enzimler yardımı ile gerçekleştirilebilmektedir. Lökositten, serumdan, kandan, tükürükten ve gaitadan DNA izolasyonları elde etmek mümkündür.

Meyvede DNA izolasyonu için gerekli malzemeler;
  • Kaynatılmış içme suyu
  • Sıvı bulaşık deterjanı
  • Sodyum klorür
  • Gıda boyası
  • Alkol
  • Meyve dokusu
Meyvede DNA izolasyonu hazırlanışı;

Meyvenin kabukları soyulur. Sodyum klorür çözeltisinin bulunduğu bir kap içerisinde ezilir. Elde edilen meyve ezmesinin bir kısmı ayrılarak içine bir kaç damla sıvı bulaşık deterjanı damlatılır. Daha sonra bu karışımın üzerine bir miktar gıda boyası da eklenerek karıştırılır. Akışkanlık elde edilinceye kadar da alkol katılır. Yaklaşık beş dakika sonra herhangi bir cubuk ile karışım içerisinde daireler çizilerek DNA yapısının çubuğa geçmesi sağlanır. Çubuk karışım içerisinden çıkarıldığında çubuk üzerinde kalan kalıntılar meyvenin sahip olduğu DNA'yı göstermektedir.
]]>
Dna Sentezi https://www.dna.gen.tr/dna-sentezi.html Wed, 21 Nov 2018 03:39:42 +0000 Dna Sentezi, canlıların kendilerine benzeyen yeni bireyler meydana getirip kalıtsal özelliklerinin aktarılması olayına üreme denir. Hücrenin yapısında bulunan kalıtsal madde kavramı, üreme olayının en önemli kavramı
Dna Sentezi, canlıların kendilerine benzeyen yeni bireyler meydana getirip kalıtsal özelliklerinin aktarılması olayına üreme denir. Hücrenin yapısında bulunan kalıtsal madde kavramı, üreme olayının en önemli kavramıdır. Bir canlının tüm özelliklerinin bilgisini içeren kalıtsal maddeye DNA denir. Bir diğer adı da deoksiribonükleik asittir. Canlıların kalıtsal özelliklerinin nesilden nesile aktarılmasını ve DNA'nın yapısını araştıran bilim dalına genetik denir. DNA, genetik  kodları (bu kodlar canlının tüm özelliklerini kapsayan şifrelerdir) taşımaktadır. DNA, canlıyı meydana getiren en temel birim olan hücrenin içerisinde bulunur ve genelde hücre çekirdeği içerisindedir. Bazı canlılarda sitoplazma içerisinde serbest halde de bulunabilir. Hücrelerde bulunan DNA nın,  hücrelerin çoğalması esnasında diğer hücrelere de aktarılması gerekir. DNA'nın hücrede yönteci olmakla beraber bir çok görevi vardır. DNA'nın görevleri; protein sentezi için gerekli bilgiyi verip hücreyi yönetir, hücredeki hayatsal olayları kontrol eder, yeni nesillere kalıtsal bilgiyi aktarır, genlerin yapısını oluşturur, metabolik olayları kontrol eder, çekirdekte bulunan kromozomların oluşturur, RNA sentezini sağlar, canlılar arasındaki farklılığı sağlar.

Canlıların vücutlarında bulunan hücreler bölünerek sayılarını arttırırlar. Hücrenin bölünmesi ile canlılarda; yenilenme, üreme hücrelerinin oluşup büyümesi, çoğalması gibi olayların gerçekleşmesi sağlanır. Hücre bölünmeye hazırlık aşamasındayken oluşacak hücrelere DNA verebilmek için miktarını iki katına çıkarır.  Bu olaya DNA'nın kendini eşlemesi (DNA sentezi) denir. DNA, hücrelerin bölünmesi sonucu oluşacak yeni hücrelere de DNA verebilmek için kendini eşler.

Dna sentezi gerçekleşme aşamaları;
  • DNA'nın ikili sarmal yapısı birbirinden ayrılır.
  • Sitoplazma da nükleotidler çekirdek içine girer. Bu nükleotidler sitoplazma da serbest halde bulunan nükleotidlerdir.
  • Çekirdeğe giren nükleotitler ayrılan ilk ipliklerde karşısına kendisine uygun olan nükleotid gelecek şekilde dizilir. Bu uygun dizilim adenin nükleotidinin karşısına timin nükleotiti, guanin nükleotinin karşısına sitozin nükleotiti gelecek şekilde olan dizilimdir.
  • İpliklerin tamamında eşlenme uygun şekilde tamamlanınca bir DNA dan iki yeni DNA oluşmuş olur.
Eşlenme sonrasında başlangıçtaki DNA molekülünün aynısı olan iki yeni DNA molekülü oluşur. Eşlenmiş DNA lar hücre bölünmesi ile yapısında bulunan kalıtsal bilgilerin, özelliklerin, görevlerin yeni oluşacak hücrelere aktarılmasını sağlar. Böylece canlıların üreme ve kalıtsal özellikleri nesilden nesile aktarılabilir hale gelir.
]]>
Dna Dizileme https://www.dna.gen.tr/dna-dizileme.html Thu, 22 Nov 2018 03:19:40 +0000 DNA dizileme; DNA zincirinde bulunan adenin, timin, guanin ve sitozin nükleotidlerinin sıralamasını belirlemek için kullanılan bir teknolojik cihazdır. DNA dizileme cihazı ile insan genomu dizilenmiştir. DNA dizileri ilk olarak 1970'l DNA dizileme; DNA zincirinde bulunan adenin, timin, guanin ve sitozin nükleotidlerinin sıralamasını belirlemek için kullanılan bir teknolojik cihazdır. DNA dizileme cihazı ile insan genomu dizilenmiştir. DNA dizileri ilk olarak 1970'li yıllarda üniversite araştırmaları ile keşfedilmiştir. Boya tabanlı dizileme yöntemleri DNA dizilemelerinin analizlerini hızlandırmıştır. Evrimsel biyoloji teorilerini genetik olarak test edebilmenin yolu DNA dizilemeleri ile başlamıştır. 

DNA dizileme metotları;
  • Zincir sonlandırma yöntemi (Sanger yöntemi)
  • Maxam - Gilbert dizilemesi
  • Av tüfeği dizilemesi
  • PCR köprüsü
  • Kitlesel paralel dizileme
  • Poloni dizilemesi
  • Solexa dizilemesi
  • DNA nanotop dizilemesi
  • 454 Pirodizilemesi
  • SOLID dizilemesi
  • İyon yarı iletken dizilemesi
Zincir sonlandırma yönteminde zincir büyümesini sonlandıran bazlar kullanılır ve bu sayede bazlar arasındaki bağ kurulamaz. Bu bazlar dizileme cihazlarında otomatik tespit için radyoaktif olarak işaretlenir. Maxam - Gilbert dizilemesi DNA' nın belli bazlarda kesilmesi yöntemine dayanan dizileme metodudur. Av tüfeği dizilemesi bin bazdan daha uzun olan ve bütün kromozomları içermekte olan bir dizileme yöntemidir. Av tüfeği dizilemesi ile kopan DNA parçası dizilendikten sonra kendisi örtüşmekte olan parçaya benzer. PCR köprüsü klonlama ile elde edilen bir dizileme metodudur. Kitlesel paralel dizileme yöntemi ile karmaşıklıklara neden olan MPSS çıktısı kullanılmaz oldu. Poloni dizilemesi ilk kez bütün halde bulunan bir genomu dizilemek için kullanılmıştır. Solexa dizilemesi boya sonlandırıcılarına dayanmakta olan teknolojilerin gelişiminde büyük katkıda bulunmuştur. DNA nanotop dizilemesi dönen çember ikileşmesini kullanarak ve bu sayede genomik DNA'dan elde edilmiş olan parçaları çoğaltarak DNA nanotopları ortaya çıkarmıştır. 454 pirodizilemesi yöntemi ile yağ çözeltisi içinde bulunmakta olan su damlacıklarında yer alan DNA, PCR ile çoğaltılır. SOLID dizilemesi SOLID teknolojisi kullanılarak oluşturulan bir dizileme yöntemidir. İyon yarı iletken dizilemesi DNA'nın meydana gelmesi esnasında ortaya çıkan hidrojen iyonlarının tespit edilmesine dayanmaktadır.
]]>
Dna Virüsleri https://www.dna.gen.tr/dna-virusleri.html Thu, 22 Nov 2018 17:28:04 +0000 Dna Virüsleri, Dna virüsleri yapılarında Dna zincirlerini barındıran virüs çeşitleridir. Dna virüslerine genellikle hayvanlarda meydana gelen virüslerde rastlanır. Bakterilerde yaşam alanı bulan virüslerde yapılarında Dna zin Dna Virüsleri, Dna virüsleri yapılarında Dna zincirlerini barındıran virüs çeşitleridir. Dna virüslerine genellikle hayvanlarda meydana gelen virüslerde rastlanır. Bakterilerde yaşam alanı bulan virüslerde yapılarında Dna zincirlerine yer verirler. Dna virüslerinin hücre zarı, organelleri ve sitoplazmaları bulunmamaktadır. Virüslerin metabolizmaları olmadığından dolayısı ile enzimleri de yoktur. Dna virüslerinde idareci görevi Dna'ya aittir. Dna virüsleri hücre dışında canlılık özelliklerini yitirirler. Virüsler antibiyotiklerden etkilenmeyen bir özelliğe sahiptirler. Bütün virüsler çoğalma özelliğine sahiptirler. Mitoz ve mayoz bölünme özelliğine sahip değildirler. Virüsler diğer canlılar gibi büyüme ve gelişme özelliklerine sahip değillerdir. Bitkisel virüsler Dna virüsü taşımazlar sadece bakteriler ve hayvanlar Dna virüsüne sahiptirler. 

Dna virüsleri çeşitleri
  • Bakteriofaj: Bakteriler
  • Parvo virüsü: Sindirim sistemi enfeksiyonu
  • Herpes virüsü: Uçuk virüsü
  • Adeno virüsü: Üst solunum yolu enfeksiyonu
  • Popova virüsü: Siğil
  • Poks virüsü: Çiçek
  • Hepedna virüsler: Karaciğerde yer alır
  • Pox virüsler: Deride hastalık yapar
Virüsler mutasyona uğrayabilmektedirler. Virüslerin üreme ortamı konak hücrelerdir. Virüsler konak hücreler arsında birbirine taşınarak ürerler. Hava akımları, temas, vektörler, doku nakilleri, salgılar ve gametler yolu ile virüsler konaktan konağa taşınırlar. Virüsler protistalar, algler ve mantarlarda görünmezler. Virüsleri viroloji bilim dalı inceler. Virüsler tek tip nükleikasite sahiptirler. Virüsler ya Dna nükleikasidini ya da RNA nükleikasidini taşırlar. İkisini birden taşıma özellikleri yoktur. Virüslerin üretiminin sağlanabilmesi için doku kültürleri, embriyolu yumurta ve deney hayvanları kullanılmaktadır. Virüs üretimi yüksek maliyetli bir iştir. Virüsler gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Virüslerin tanımlanması için sereloji testleri kullanılır.  
]]>
Dna Kendini Nasıl Eşler https://www.dna.gen.tr/dna-kendini-nasil-esler.html Fri, 23 Nov 2018 13:15:29 +0000 Dna kendini nasıl eşler, Her canlının vücudunda sayılamayacak kadar hücre bulunmaktadır. Ve bu hücreler sayesinde kişi kendisi gibi yeni canlıları dünyaya getirmeyi başarır. İlk olarak küçük bir hücre düşünün fakat ço Dna kendini nasıl eşler, Her canlının vücudunda sayılamayacak kadar hücre bulunmaktadır. Ve bu hücreler sayesinde kişi kendisi gibi yeni canlıları dünyaya getirmeyi başarır. İlk olarak küçük bir hücre düşünün fakat çok küçük olsun. Bu hücre yavaş yavaş büyür. Bu hücre büyüme ve olgunlaşma vaktine geldiğinde ise bölünmeye başlar. Yavaş yavaş önce ikiye sonra dörde sonra altıya sonra sekize derken büyüyen bu hücre sürekli bölünerek yeni hücrelerin oluşumunu sağlar. Sürekli bölünen bu hücreler ise hem bireyin büyüme ve gelişmesini sağlar hem de hücrelerin yenilerek daha sağlıklı hücrelerin oluşumunu sağlar.

Dna kendini nasıl eşler, işte bu sorunun cevabını öğrenelim. Hücre bölünme işlemini gerçekleştirirken Dna'nın her iki zinciri karşılıklı olarak dizilir. Tıpkı bir fermuarın her iki kenarı gibidir. Bu Dna zincirlerinin her iki ucu da açıktır. Bu zincirlerin uçlarına ise nükleotit adı verilen çekirdek sıvısındaki serbest maddeler tutunur. Dna zincirindeki bu eşleşme de nükleotidlerin özel bir dizilişi vardır. DNA zincirinde dört adet nükleotit bulunmaktadır. Ve bu nükleotitlerin özel bir dizilişi vardır. Her zaman adenin nükleotidinin karşısına timin nükleotidi, guanin nükleotidinin karşısına ise sitozin nükleotidi gelmektedir. Bu sayede Dna kendini nasıl eşler sorusunu da cevaplamış olduk.

DNA kendini nasıl eşler, eşleme sırasında meydana gelen mutasyonlar nelerdir

DNA kendini eşler iken hücrelerin dizilişi ya da sıralanışında farklılıklar meydana gelebilir. Genlerde kaynaklanan bu farklılık ise hem genetik çeşitliliğime hem de mutasyon oluşumuna neden olur. Özelikle bu farklılıkların oluşumuna neden olan etkenler; sıcaklık, radyasyon, ışık vb. nedenler Dna'nın diziminde olumsuz ssonuçların doğmasına ve mutasyon oluşumuna neden olur. Mutasyon genlerde kaynaklanan ve çeşitli problemlerin oluşumuna neden olan bir durumdur. Kimi zamam olumlu sonuçlarda doğursa da üreme hücrelerinde herhangi bir anormallik ya da mutasyon gerçekleşir ise çok kötü bit tablonun oluşmasına neden olur. Yeni bireyin sağlıklı olmasına neden olur.

Dna kendini nasıl eşler, bu esnada meydana gelen mutasyonlara örnek vermek gerekirse eğer; altı parmaklılık, down sendromu, hemofili, albino ve orak hücreli anemi mutasyon sonucunda meydana gelir. Fakat tohumlarda mutasyon oluşması daha fazla verime sahip olmaya ya da Van kedilerinin gözlerinin renkli olması gibi örnekler ise iyi mutasyona örnek olarak verilebilir.

DNA kendini eşlerken meydana gelen modifikasyonlar nelerdir

Genlerden kaynaklan rahatsızlıklara mutasyon demiştik. Modifikasyon ise; sonradan kazanılan ve güzel sonuçların doğmasına neden olan durumlara denir. Modifikasyona örnek vermek gerekirse; bir kişinin spor yaparak kendini geliştirmesi ve kas yapması, aşırı derecede güneşte kalma cilt renginizin bronzlaşmasına yardımcı olur, çuha çiçeğinin çeşitli sıcaklıklar altında gözlemlendiğinde farklı renklere bürünmesi ya da aynı çeşit özellikle sahip olan bir bitkinin yeşil yerde daha gür ve güzel yeşermesi varken aynı bitkinin dağlarda yetişmesi farklı şekillerde bitkilerin oluşumuna neden olur. Daha da sayabileceğimiz birçok modifikasyon örneği vardır. Örneklerimizi genişletebiliriz.
]]>
Dna Çeşitleri https://www.dna.gen.tr/dna-cesitleri.html Sat, 24 Nov 2018 09:10:24 +0000 Dna Çeşitleri, Hücreler içerisinde ortaya çıkan hücresel hareketleri düzenleyen yapıya DNA adı verilir. Canlı türlerinde yönetici rolünü oynayan moleküldür. Dna Çeşitleri, başlığı altında 2 türlü DNA Dna Çeşitleri, Hücreler içerisinde ortaya çıkan hücresel hareketleri düzenleyen yapıya DNA adı verilir. Canlı türlerinde yönetici rolünü oynayan moleküldür. Dna Çeşitleri, başlığı altında 2 türlü DNA çeşidi sunabiliriz. Vücudun metabolik hareketlerinin çalışmasında DNA ve RNA isimli iki türlü nükleik asit görev yapmaktadır. 

Deoksiribonükleik Asit (Dna) Nedir

Deoksiriboz Nükleik Asit canlıların genetiğini oluşturan bir maddedir. Ökaryot maddeler,  hücrenin çekirdek bölümünde, kloroplast ve mitokondri kısmında bulunmaktadır. Kalıtımın Dna modelini oluşturduğu, F. Griffith tarafından 1928 yılında ve O. Avery tarafından 1944 yılında keşfedilmiştir. Yapılan deneylerde zatürre hastalığının sebebi olan bakteriler kullanılmıştır. Yapılmış olan deneyler sayesinde Dna'nın yöneticiliği konusunda ve moleküler biyolojisi konusunda yapılan araştırmalar sonucunda bakterilerinde bu tür deneylerde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonradan yapılan araştırmalara göre de genetiksel bilgileri taşıyanın Dna olduğu anlaşılmıştır. 

Dna molekülleri sarmal şeklinde bir yapıya sahiptir. Kenar kısımları şeker ve fosfat molekülleri ile kaplanmıştır. İç bölümü ise organik bazlardan oluşur. Karşılıklı bazlar birbirlerine hidrojen bağı sayesinde bağlanır. Dna ve Dna çeşitleri gerektiği zaman kendini eşleyebilmektedir. Bu şekilde genetik bilgiler hücrelere taşınır.

Dna Çeşitlerinden bir diğeri olan RNA yani Ribonükleik asit nükleotitlerden oluşan bir yapıya sahip olan polimerdir. Hücrelerinde özellik ve şekil açısından 3 çeşit RNA bulunmaktadır. Bunlar m-RNA (Mesajcı RNA), t-RNA (Ribozomal RNA), r-RNA(Taşıyıcı RNA). Yapı taşında Guanin, Sitozin, Urasil ve Adenin bulunur. RNA zinciri tek yapıdan oluştuğundan eşlenememektedir. RNA çeşitlerinin hepsi DNA çeşitlerinde bulunan şifrelere göre sentezlenmektedir. RNA çekirdek dışında bulunmaktadır. Sitoplazmada yer alır. Yapısında urasilin azotlu organik bazı bulunmaktadır. Bazı proteinler ile birleşir ve virüsleri oluşturur. 

RNA Çeşitleri ve Dna Çeşitleri Arasındaki Benzer Özellikler
  • Adenin, Sitozin, Guanin bulunur.
  • Fosfodiester bağını bulundurur. 
  • m-RNA çeşidi hariç zayıf hidrojen bağları bulunur.
  • İnterfaz da sentezlenirler.
  • Genetiksel durumların oluşmasında ve hayati faaliyetlerin gerçekleşmesinde yardımcı olurlar.
]]>
Dna Görevleri https://www.dna.gen.tr/dna-gorevleri.html Sat, 24 Nov 2018 15:52:39 +0000 Dna Görevleri, konusunda DNA'nın sahip olduğu en önemli görev barındırdığı bilgileri uzun süreli olarak saklamaktır. Peki, öncelikle DNA nedir bunu öğrenelim. DNA'nın açılımı Deoksiribo Nükleik Asit demektir ve tüm canlı Dna Görevleri, konusunda DNA'nın sahip olduğu en önemli görev barındırdığı bilgileri uzun süreli olarak saklamaktır. Peki, öncelikle DNA nedir bunu öğrenelim. DNA'nın açılımı Deoksiribo Nükleik Asit demektir ve tüm canlıların var olabilmesi ve biyolojik gelişimlerini sağlayabilmesi için gerekli olan tüm genetik kodları taşıyan bir nükleik asittir. DNA'nın en önemli ve yaptığı en temel iki görev vardır. Bunlardan birisi ilk olarak bahsedilmiş olan bilgilerin barındırılması ve gelecek yeni nesillere aktarılması işlemidir. Diğeri ise, metabolizma ile ilgili olayların kontrolünün sağlanmasıdır. Tüm bu bilgiler ışığında DNA'nın canlı vücudunda yapması gereken görevleri inceleyelim.

DNA Görevleri:
  • Hücrelerdeki protein sentezinin kontrolünü yerine getirmek. 
  • Bu protein sentezinin gerçekleşebilmesi içinde genetik bilgiyi vereceği hücreyi yönetmek.
  • Hücre bölünmesi sırasında kendi yapısından bir yapı daha eşleyerek sahip olduğu bilgilerin aktarılmasını sağlamak.
  • Hücrede bulunan canlılık olaylarını yönetmek.
  • Barındırdığı bilgilerin aktarımını sağlamak.
  • Genetik yapıyı oluşturmak.
  • Çekirdeğin yapısında bulunan kromozomları oluşturmak.
  • RNA üretimini gerçekleştirmek.
  • Bilgileri taşırken canlıların arasında farklılıkları oluşturmak.
  • Protein çeşitliliğini belirlemek.
DNA'nın görevleriyle beraber yapısını da incelemek gerekir. DNA'nın yapısı birbirine sarmal şeklinde sarılmış iki zincirden oluşmaktadır ve yapısında adenin, guanin, sitozin ve timin nükleotitlerini bulundurur. Bu nükleotitler birbirlerine hidrojen bağlarıyla bağlıdırlar. Guanin ve sitozin birbirlerine üçlü hidrojen bağlarıyla bağlıyken, adenin ve timin nükleotitleri ikili hidrojen bağlarıyla bağlıdırlar. Tüm canlıların DNA yapısında bahsedilen nükleotitler bulunmaktadır fakat bu nükleotitlerin sayılarındaki ve dizilişlerinde farklılıklar canlılar arasındaki farklılıkların oluşmasını sağlar. Çekirdekli hücrelerde çekirdekte bulunurken çekirdeksiz hücrelerde sitoplazmada bulunmaktadır. 
]]>
Dna Özellikleri https://www.dna.gen.tr/dna-ozellikleri.html Sat, 24 Nov 2018 22:12:31 +0000 Dna özellikleri, oluşmuş olan canlının özelliklerini meydana getirir. DNA tüm organizmaların de bazı virüslerin yaşamlarını sürdürebilmesi için gerekli olan özellikleri içinde taşıyan bir asittir. DNA' nın içerisinde Dna özellikleri, oluşmuş olan canlının özelliklerini meydana getirir. DNA tüm organizmaların de bazı virüslerin yaşamlarını sürdürebilmesi için gerekli olan özellikleri içinde taşıyan bir asittir. DNA' nın içerisinde bulunan özellikler meydana gelecek olan yavrunun saç rengini göz rengini ve bütün gerekli olan genetik özelliklerini içerisinde bulunur. İlk olarak 1869 yılında hücre çekirdeğinde görülmüştür. DNA molekülü hücre çekirdeğinin içerisinde yer almaktadır. Ayrıca vücutta bulunan proteinlerin oluşumunun bilgilerini içerir. Bu molekül vücutta sarmal şeklinde ve birbirleriyle iç içe kıvrılmış bir yapıdadır. Ester Bağları birbirine bağlanmış bir yapıdadır ve içerisinde şeker ve fosfat grupları bulunur. İnsan vücudunda DNA tahminen dört milyar baz çiftinde meydana gelmektedir ve yaklaşık bir buçuk veya iki metre uzunluğundadır. Gözle görülemeyecek kadar küçük hücre çekirdeklerini içerisinde saklamaktadır. .

DNA özellikleri
  • İçerisinde çekirdek, mitokontri ve kloroplast bulunur
  • iki zincirden meydana gelmektedir. Zincirler arasında zayıf hidrojen bağları yer almaktadır.
  • Sarmal bir yapıya sahip olan diyene ikili sarmal olarak da adlandırılır.
  • Dayanıklı bir yapıya sahiptir.
  • Negatif yüklü bir asittir. DNA' nın bir diğer özelliği ise suda çözünebilir olması ve alkolde çözünen az olmasıdır.
  • Canlıya ait tüm bilgileri içerisinde taşımaktadır.
  • Kalıtsal bilgilerin bir diğer nesillere aktarılması için hücresel bölünme sırasında kendini eşler.
  • Ayrıca DNA hücrenin yaşamsal olaylarını belirleyerek kontrol altına alır.
  • Canlı yaşamı boyunca yapısını bozmadan korur.
  • Hücre içerisinde gerçekleşmekte olan metabolizma olaylarının meydana gelmesini sağlar.
  • Işık altında bozulabilen bir yapısı vardır.
  • Çift iplikli sarmal bir yapıya sahip olan DNA bazen tek ipli de olabilmektedir.
  • DNA' nın kendini eşlemesine replikasyon denmektedir.
  • DNA adenin timin guanin sitozin de beraber eşleşir.
Dünya üzerinde bulunan tüm canlıların DNA molekülünün kodları aynıdır. DNA diğer canlılara aktarıldığı takdirde çalışma gösterebilir. DNA' nın boyu tahmin edilenden daha uzundur. Bilim insanlarının araştırmaları sonucu DNA'nın ömrünün yaklaşık olarak altı yüzyıl olduğunu ifade etmektedirler. Ayrıca araştırmalar sonucu  insan DNA' sının büyük bir oranda birbirine ile benzerlik gösterdiği kanıtlanmıştır. Tüm insanların DNA dizileri hemen hemen birbiri ile benzerlik göstermektedir. Ayrıca insan vücudunda bulunan DNA günde bir çok kez hasara uğramaktadır. Bu hasar ve zedelenmelere herhangi bir zarar meydana getirmezler.
]]>
Dna Rna https://www.dna.gen.tr/dna-rna.html Sun, 25 Nov 2018 13:45:23 +0000 Dna rna, Hücrelerin en önemli&#8203; yapısıdır. Dna deoksi ribo nukleik asidinin kısaltmasıdır. Rna ise ribo nukleik asidinin kısaltmasıdır. Dna iki zincirli bir ipten merdivene benzer. Dna zinciri çok uzun bir yapıdır. Rna ise d Dna rna, Hücrelerin en önemli​ yapısıdır. Dna deoksi ribo nukleik asidinin kısaltmasıdır. Rna ise ribo nukleik asidinin kısaltmasıdır. Dna iki zincirli bir ipten merdivene benzer. Dna zinciri çok uzun bir yapıdır. Rna ise dna'ya göre tek zincirli bir yapıdan oluşur ve dna moleküllerine göre daha kısadır. Dna rna arasında bir çok farklılık vardır.

Dna rna yapıları

Dna rna birbirini tamamlayan bir yapıdır. İki modelinde kendisine özgü görevi vardır.
  • Çift nükleotid zincirinden meydana gelir ve bu zincirler birbirlerine zayıf hidrojen bağları ile bağlıdır. 
  • Dna da toplam pürin miktarı pirimidin miktarına eşittir. Yani adenin ile guaninin toplamı timin ile sitozinin toplamına eşittir. Ve adenin timin ile guaninin sitozin ile eş yapar.
  • Rna mesincır rna yani mrna, transfer rna yani trna ve ribozomal rna yani rrna olmak üzere üçe ayrılır.
  • Mrna dna da saklı olan genetik bilginin protein yapısına aktarılması için görev yaparak dna yapısında bulunan amino asit sırasına göre üretilmesini sağlar.
  • Trna çok kıvrımlı ve tek zincirli bir yapı olmasına rağmen zaman zaman çift zincirli bir yapı özelliği gösterir. Trna taşıyıcı görevi görür ve mrna dan aldığı şifreye göre amino asitleri polipeptit zincirine dizer.
  • Rrna ise rna yapısının büyük bir kısmını oluşturur. Prokaryatik hücrelerde 3 çeşit varken ökaryatik hücrelerde 4 çeşidi bulunur.
Dna rna arasında 3 ana fark
  • Dna çift zincirli olmasına rağmen rna tek zincirlidir. Dna rnadan daha uzundur.
  • Dna yıl oluşturan şeker molekülleri deoksiriboz iken rna yı oluşturan şeker molekülleri ribozdur.
  • Dna da timin varken rna da bunun yerini urasil almıştır.
Dna rna sayesinde bugün birçok hastalığa tedavi bulunmaya başlanılmıştır. Hastalıklı yapıların yerine kopyalanan sağlıklı yapılar yer alabilmektedir bu yönde çalışmalar mevcuttur.
]]>
Saç Telinden Dna Testi https://www.dna.gen.tr/sac-telinden-dna-testi.html Mon, 26 Nov 2018 04:42:04 +0000 Saç Telinden DNA Testi, Herhangi bir DNA testi yapılacağı zaman  en sık başvurulan yöntemden bir tanesidir. Saç telinden DNA testi yaparken saç 5 parçaya ayrılır. Saç teli sayıca ne kadar fazla olursa çözüm üretmek Saç Telinden DNA Testi, Herhangi bir DNA testi yapılacağı zaman  en sık başvurulan yöntemden bir tanesidir. Saç telinden DNA testi yaparken saç 5 parçaya ayrılır. Saç teli sayıca ne kadar fazla olursa çözüm üretmek o kadar kolay olur. DNA testi için saçın yaşı ve taze olup olmadığı da önemli bir etkendir. Saç telinden DNA testi yaparken saç kökünden alınması olumlu sonuçlar verir. Fırça veya saç taraklarından alınan saçlar fazla olumlu sonuçlar vermeyebilir. Kesin bir sonuçlar elde etmek için en uygun yöntem kan örneğidir. Saç telinden DNA testini genellikle ailesinden habersiz olarak anne veya babaların en çok başvurduğu yöntemdir. Elde edilmesi ve alınması kolaydır.
 
Saç telinden DNA testinde dikkat edilmesi gerekenler
  • Saç tellerini toplarken saç teline doğrudan temas etmemeli ve mümkünse eldiven yardımıyla saç telleri toplanmamalıdır.
  • Bir kaç adet saç teki test için yeterlidir. 
  • Saç teli temin ederken istenen kişiye ait olup olmadığının tespit edilmesi gerekir.
  • Saç tellerini toplarken kağıt ve plastik gibi aletler tercih edilmelidir.
]]>
Dna Hasarı https://www.dna.gen.tr/dna-hasari.html Mon, 26 Nov 2018 11:51:25 +0000 DNA hasarı, Günümüz bireylerinde yaklaşık olarak yüz bin dna hücresi hasar alarak mutasyona uğramaktadır. Eğer dna hücreleri mutasyona uğradıkları zaman hızla geri onarıma gitmeseler kanser ve benzeri hastalıkların hızla g DNA hasarı, Günümüz bireylerinde yaklaşık olarak yüz bin dna hücresi hasar alarak mutasyona uğramaktadır. Eğer dna hücreleri mutasyona uğradıkları zaman hızla geri onarıma gitmeseler kanser ve benzeri hastalıkların hızla gelişmesine öncülük eder. Dna hasarı olan birey kalıcı etkiler bırakmadan biran önce tedavi olması ve hasar oluşturan etkenlerden uzak durması gerekmektedir

DNA hasarında etki eden faktörler

DNA hasarında önemli bir diğer konu da buna sebep olan faktörler ve etkilerdir. Çevresel zararlı etkiler, sigara tarzında zararlı alışkanlıkların bulunması, aşırı stresli ortamlarda bulunulması ve bir süre sonra onarım kapasitemizin yeterli şekilde yetişememesi gibi durumların bireylerde görülmesi kanser riski ve hücre ölümü gibi ciddi hastalıklar meydana getirebilir. Bireylerde artık daha sık olarak karşılaşılan dejeneratif olaylar, kanser riskleri temel olarak ele alınacak olursa onarılmamış veya onarılamamış Dna'nın sonucudur. Dna hasarına neden olan en önemli faktörler aşırı sigara tüketimi, zararlı besin tüketimi ve kirli pis sulardan içilmesi ayrıca ultraviyole ışınlarına maruz kalarak vücudumuzda ki Dna'nın mutasyona uğramasına neden olur. 

DNA hasarı tedavisi 

DNA hasarlarında uzman hekimin kontrolünde kullanmış olduğunuz antioksidan ilaçları da yeterli olmayabilir. Kullanmış olduğunuz bu antioksidanlar aslına bakılırsa mutasyona uğramış olan dnaları iyileştirmez sadece zarar gören dnalara ulaşarak daha az zarar vermesini sağlar. Bu gibi ilaçların kullanımı yerine sigara kullanıyorsanız kesin olarak bırakın. Stresten uzak durmaya çalışın ve vücudunuzun yorulmasına izin vermeyin. Bununla beraber ülkemizde yetişen doğal bitki çaylarını ve sebze, meyvelerini yiyerek sağlıklı beslenip daha hızlı iyileşebilirsiniz. İnsanların zaman içerisinde yaşlanması kaçınılmaz bir durum olmakla beraber sağlıklı ve dinç bir yaşlılık istiyorsanız bu dna yazılarınızın sağlıklı olmasından geçiyor. Dna yapısı hasar almış birey bunu ömür boyu beraberinde götürecektir bu sebeple zaman kaybetmeden önüne geçmesi gerekiyor. 
]]>
Dna Molekülü https://www.dna.gen.tr/dna-molekulu.html Mon, 26 Nov 2018 23:06:21 +0000 Dna Molekülü, Deoksiribo Nükleik Asit yada bilinen kısa adı ile DNA, tüm canlılarda ve bazı virüslerin canlılık işlevleri için genetik materyali taşıyan ikili sarmal yapıdaki nükleik asit çeşididir. Genetik bilgileri taşı Dna Molekülü, Deoksiribo Nükleik Asit yada bilinen kısa adı ile DNA, tüm canlılarda ve bazı virüslerin canlılık işlevleri için genetik materyali taşıyan ikili sarmal yapıdaki nükleik asit çeşididir. Genetik bilgileri taşıyan DNA parçalarına gen denir. Gen, nükleotitlerin birleşimi ile meydana gelen kalıtım materyalidir ve kalıtsal özelliklerin nesilden nesile aktarılmasını sağlar. DNA molekülünün en küçük yapı birimine nükleotit denir. Nükleotitler ise 5 karbonlu (5C) deoksiriboz şekeri, organik baz ve fosfattan meydana gelir.

Fosfat + Deoksiriboz şekeri + Organik Baz = Nükleotit

Organik Bazlar;
  • Adenin (A)
  • Timin (T)
  • Guanin (G)
  • Sitozin (C) olmak özere dört çeşittir.
Nükleotitler bu organik bazlardan birini yapısına katar. Yapısında hangi organik baz varsa, nükleotit ona göre adlandırılır. Örneğin, Adenin bazını bulunduran nükleotit, Adenin nükleotidi olarak adlandırılır. DNA molekülü, iki uzun polimerden meydana gelir. Bu polimerler, birbirlerine ester bağı ile bağlı şeker ve fosfattan meydana gelir. Bu iki iplik birbirlerine ters yönde bağlanırlar. Her bir şeker grubuna organik bazlardan birisi bağlanır.DNA molekülünün omurgasında bu bazların meydana getirdiği dizi genetik bilgiyi kodlar. 
DNA molekülü, hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunur. Hücre bölünmeden önce kromozomlar eşlenir ve bu esnada DNA molekülünün eşlenmesi olayı meydana gelir. Ökaryotik canlı gruplarında (bitki, protista ve mantarlar) DNA molekülü hücre çekirdeği içerisinde yer alır. Prokaryotik canlı gruplarında (bakteri ve arkerlerde) DNA molkülü hücre stoplazmasında dağınık halde bulunur.
Büyükten küçüğe sıralama; Canlı-Hücre-Çekirdek-Kromozom-DNA-Gen-Nükleotit

DNA molekülü özellikleri
  • Canlı hücresinde yer alan yönetici moleküldür.
  • Milyonlarca nükleotitden meydana gelen bir polimerdir.
  • Yarısı dişi bireyden yarısı erkek bireyden aktarılır.
  • Tek bir molekül değil bir çift molekülden meydana gelir. Bu çift molekül yapısına ikili sarmal denir.
  • DNA molekülünde iki iplik arasında zayıf hidrojen bağları bulunur ve bu bağlar DNA molekülünü stabilize eder.
  • DNA molekülü kendini eşleyebilme özelliğine sahiptir.
  • Yapısında bulunan fosfatlar kendisine asit özelliği kazandırır.
Dna Molekülü Eşlenmesi

Hücre bölünmeden önce DNA molekülü kendini eşler ve kendini iki katına çıkarır. Bu olaya DNA molekülünün kendini eşlemesi denir. Dna molekülünün kendini eşleme sırası;
  • DNA Molekülünün iki ipliği arasındaki hidrojen bağları birbirinden bir enzim yardımı ile ayrılır.
  • Stoplazmada serbest olarak bulunan nükleotitler hücre çekirdeğinin içine girer.
  • DNA molekülündeki açılmış nükleotidler ile serbest nükleotitler eşleşir. 
  • Bu eşleşmede kural vardır; Adenin nükleotidi karşısına Timin nükleotidi, Guanin nükleotidi karşısına Sitozin nükleotidi yerleşir.
  • Sonuç olarak, başlangıçtaki DNA molekülü ile kalıtsal olarak birebir kopyası yeni bir DNA molekülü meydana gelir.
Not: DNA molekülü kendini eşleyerek içeriğinde bulunan kalıtsal materyali yeni meydana gelecek yavru hücrelere aktarır.

Uyarı: Nükleotitlerin sıralamalarının, sayılarının ve dizilimlerinin farklı olması canlıların birbirinden farklı özellikte olmasını sağlar.

Dna molekülü mutasyon; DNA molekülünün dizilimlerinin değişik olması genetik özellik olarak farklı canlıların meydana gelmesini sağlar. Hücre bölünmesi esnasında kromozomlarda meydana bazı gelen değişiklikler ( kromozom sayısında artma, kromozom sayısında azalma) gelebilir. DNA molekülünün diziliminde ve kromozomlardaki bu değişikliklere mutasyon denir. 

Mutasyon nedenleri;
  • Radyasyon
  • X ışını
  • Ultraviyole ışınlar
  • Ani sı]]> Dna Bazları https://www.dna.gen.tr/dna-bazlari.html Tue, 27 Nov 2018 13:19:29 +0000 DNA Bazları, DNA hücredeki yönetici moleküldür. İnsanlardaki kromozomları oluşturan DNA molekülü milyonlarca nükleotitin birleşimi ile meydana gelir.  En yaygın nükleik asit çeşitleri; RNA (ribonükleikasit) ve DNA (deoksiri DNA Bazları, DNA hücredeki yönetici moleküldür. İnsanlardaki kromozomları oluşturan DNA molekülü milyonlarca nükleotitin birleşimi ile meydana gelir.  En yaygın nükleik asit çeşitleri; RNA (ribonükleikasit) ve DNA (deoksiribonükleikasit). 

    DNA molekülünü oluşturan nükleotitler; deoksiriboz şekeri + organik baz + fosfat şeklinde ifade edilebilir. 

    RNA (Ribo Nükleik Asit) molekülünü oluşturan nükleotitler; riboz şekeri + organik baz + fosfat şeklinde ifade edilir.
    DNA ve RNA moleküllerinin şekerleri dışında organik bazları arasında da farklılıklar vardır.

    DNA molekülünün organik bazları; Adenin (A), Timin (T), Guanin (G), Sitozin (C)

    RNA molekülünün organik bazları; Adenin (A), Urasil (U), Guanin (G), Sitozin (C) 

    DNA molekülünün oluşturan nükleik asitler ve DNA bazları; 

    Nükleik asitler yapısında bulundurdukları bazlara göre adlandırılırlar. Adenin bazı bulunduruyor ise Adenin nükleotidi adını, Timin bazı bulunduruyor ise Timin nükleotidi adını, Guanin bazı bulunduruyor ise Guanin nükleotidi adını, Sitozin bazı bulunduruyor ise Sitozin nükleotidi adını alır.

    Adenin Bazı; İki tane olan pürin bazlarından biridir. DNA ve RNA moleküllerinin nükleotidlerinin yapısında bulunur. Adenin bazı; DNA molekülünde timin bazına, RNA molekülünde ise urasil bazına zayıf hidrojen bağları ile bağlanır. Bu bağlanma yapısında bulundurduğu molekülü (nükleik asidi) sabitleştirir. Adenin bazı, riboz şekerine bağlandığı zaman adenozin nükleositi ve deoksiriboz şekerine bağlandığı zaman deoksiadenozin yapısını oluşturur. Adenozin nükleositine üç fosfat grubu bağlandığı zaman ADENOZİN TRİ FOSFAT (ATP) yapısı meydana gelir. ATP, enerji taşımada temel yöntemlerden biri olarak kullanılır.

    Timin Bazı; Üç tane olan pirimidin bazlarından biridir. Adenin bazı ile bir baz çifti meydana getirebilir. Adenin bazı ile arasında iki tane zayıf hidrojen bağı bulunur. Timin bazı, deoksiriboz şekeri ile birleştiği zaman timidin nükleosit yapısı oluşur. Timidin bir fosforik asit grubu ile birleşirse TMP (timidin monofosfat), timidin iki fosforik asit grubu ile birleşirse TDP (timidin difosfat), timidin üç fosforik asit grubu ile birleşirse TTP (timidin trifosfat) yapılarını oluşturur. RNA molekülünde, timin bazı yerine urasil bazı yer alır.

    Guanin Bazı; İki tane olan pirimidin bazlarından biridir. Hem DNA hem RNA molekülünün yapısında bulunur. DNA molekülünde sitozin bazı ile baz çifti meydana getirir. Sitozin bazı ile aralarında üçlü zayıf hidrojen bağları bulunur. Nükleotidine guanozin adı verilir.

    Sitozin Bazı; Üç tane olan pirimidin bazlarından biridir. Guanin bazı ile baz çifti oluşturabilir. DNA ve RNA moleküllerinin yapılarında bulunur. Guanin bazı ile aralarında üçlü zayıf hidrojen bağı bulunmaktadır.
    ]]>
    Dna Analizi https://www.dna.gen.tr/dna-analizi.html Tue, 27 Nov 2018 14:36:32 +0000 Dna analizi, Canlıların birbiri ile genetik akrabalıklarını incelemeye yardımcı olur. Bu sayede genetik bilgilere dayanarak yapılan sınıflandırmada daha güvenli anatomik ve fizyolojik faktörlere bağlı olarak şekille
    Dna analizi, Canlıların birbiri ile genetik akrabalıklarını incelemeye yardımcı olur. Bu sayede genetik bilgilere dayanarak yapılan sınıflandırmada daha güvenli anatomik ve fizyolojik faktörlere bağlı olarak şekillenmektedir.

    Dna, kişinin tüm genetik özelliklerinin temel yapı taşı olarak isimlendirilmektedir. Kişilerin dış görünüşü ve aile yapıları, kişilerin kimliği ile tek olduklarını gösteren yapı tuğlalarının ortaya koyduğu özelliktir. Kişinin tüm hücrelerindeki Dna aynıdır. Kanında, tükürüğünde ve derisinde bulunan hücrelerdeki Dna aynıdır. Her kişinin Dna'sı farklıdır. Kimse kimsenin Dna'sı ile uyuşmamaktadır. Buna tek yumurta ikizleri dahil değildir.

    Dna analizinin yapıldığı alanlar nelerdir

    Polisler suçluları tespit etmek amacı ile Dna analizinden yaralanmaktadır. Dna analizi ile yargıya çözümsüz olarak gelen davalara kısa zamanda çözüm olanağı getirmiştir. Gözle görülmeyen deliller, hırsızlık, cinayet, cinsel saldırılar ve çocuk cinayetleri için bir çözüm olmuştur. Bu deliller aynı zamanda tüm ülke çapında diğer olaylar ile bağlantı kurabilme şansı vermiştir. Tehdit mektubunda bulunan tükürük ile kurbanın bağlandığı ipteki deri ile bağlantı kurulabilmektedir.

    Dna analizi, parmak izi analizine çok benzemektedir. Suçluyu tespit etmek için hem Dna örnekleri hem de parmak izi alınmaktadır. Olay yerinden alınan izlerle daha sonra karşılaştırılmaktadır.

    Dna örneğini taşırken veya saklarken çok dikkatli olmak gerekir. Delili kuru ve oda ısısında tutulmalıdır. Daha sonra bir kağıt poşet veya zarf içerisine alınarak etiketlenerek taşınmalıdır. Dna örneğinin bu şekilde taşınma ve saklanması güvenli, etkin bir tespit edilme zincirini sağlamaktadır. Örnekler kesinlikle plastik poşet içerisine alınmaması gerekir. Plastik poşet delillerin yok olmasını sağlayan zarar verici nemin oluşmasını sağlamaktadır. Direk güneş ışığı ve sıcak ortamlarda bekletilmemesi gerekir. Klimasız oda, sıcak ortamlardan uzak tutulmalıdır. Kesinlikle zarfın kapatılması için zımba kullanılmaması gerekir. Bulunan delillerde bir leke olmaması durumu Dna analizi için yeterli kanıtın olmadığı anlamına gelmemektedir. Ayrıca delillerin bulunduğu ortamlarda hapşırmak, öksürmek ve konuşmak engellenmelidir. Deliller toplanırken ağıza ve yüze dokunulmaması gerekir. Uzun süreli saklama yapılacağı zaman en yakın bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Dna analizi aynı zamanda kişinin babası ve annesi hakkında kesin bilgiler içermektedir. Bu sebeple annelik ve babalık için yapılıyor ise Dna analizinden yararlanılır. İki kişiden de örnekler alınarak Dna analizi yapılmaktadır.

Dna analizinin süreci

Suçluların bulunması için yapılan Dna analizinin sonucu aynı iş günü çıkabilmektedir. Fakat kişisel olarak yapılması istenen Dna analizleri 3 iş günü sürmektedir. 3 iş günü sağlık kuruluşunun yoğunluğuna göre değişebilmektedir. Test sonuçları yüzde olarak değerlendirilir ve %99.99 olarak pozitif değerlendirilir yada %0 ile negatif olarak değerlendirilmektedir. %100 sonuç çıkmamasının sebebi ise hatalar ve olabilecek sapma paylarıdır. Aşırı soğuk hava, kir, aynı yumurta kardeşlikleri, aşırı ısı Dna analizinde hata ve sapmalara sebep olur.


]]>
Dna Eşleşmesi https://www.dna.gen.tr/dna-eslesmesi.html Wed, 28 Nov 2018 09:01:11 +0000 DNA eşleşmesi, diğer adıyla Replikasyon olayı bütün canlılar için gerçekleşen ve kalıtımın devam etmesi amacıyla bunun ilk aşamasını oluşturan uzun bir süreçtir. Bu uzun süreç bir adet Dna molekülünden başlayarak eş DNA eşleşmesi, diğer adıyla Replikasyon olayı bütün canlılar için gerçekleşen ve kalıtımın devam etmesi amacıyla bunun ilk aşamasını oluşturan uzun bir süreçtir. Bu uzun süreç bir adet Dna molekülünden başlayarak eşleşmesi sonucunda iki tane özdeş molekülün olmasıyla son bulur. Tabiki böyle ciddi bir olay esnasında herhangi bir sıkıntı çıkmasın yarıda kalmasın veya hasat görmesin diye Replikasyonun hata kontrol mekanizmaları neredeyse Dna eşleşmesinin hatasız olarak oluşmasını sağlamaktadır. 

DNA eşleşmesi: Birçok araştırma sonucu günümüzün bütün canlılarında bulunan aynı tip Dna'nın kimyasal özelliklerinin ve toplam miktarlarının asla değişmediği ve bu özelliklerinin nesilden nesile aktarıldığı tespit edilmiştir. İster prokaryotik veya ökaryotik olsun dna boylu boyuna bir uzunluktan diğer bir uzunluğa kendilerini eşlemek ile görevlidir. Günümüzde bilim insanlarının en son yaptıkları sonsuz araştırmalar sonucu dna eşleşmesi için önemli olan sayısız şekilde dna sarmalının enzim ve proteine ihtiyaç duyduğudur

DNA eşleşmesi, için diğer önemli bir hususta atasal zincirlerin şekillenmiş olarak görev oynayıp toplamda iki ayrı yol daha düşünülmüştür. 

Saklı Replikasyon; bu replikasyon şeklinde iki sarmal oluşurken atasal zincirler ise korunarak sürekliliği sağlamaktadır. 
Parçalı Replikasyon; atasal zincirler eşleşme esnasında burada zarar görerek kırılmaktadır. Kırılan dna sarmalı oluşan yeni çift sarmalın içerisinde bulunur. Yani oluşan yeni dna sarmalında hem yeni hem eski dna bulunur.  Kural olarak Dna'nın ikili sarmalı birbirinden ayrıldığı zaman adenin ve temin grubu ile Guanin ve sitozin grupları birleşerek yerlerini alırlar. Buradaki bütün nükleoditler eşlendikleri zaman dna artık son halini almış olacaktır. Eğer bir kromozom üzerinde eşleşme başlamış ise bunu Replikasyon orjini olarak adlandırmaktayız. Ancak her zaman başarılı bir dna eşleşmesi görememekle beraber nadir olarak dna sarmalında bozulmalar görebilmekteyiz. 
]]>
Hamileyken Dna Testi Yapılırmı https://www.dna.gen.tr/hamileyken-dna-testi-yapilirmi.html Wed, 28 Nov 2018 21:36:59 +0000 Hamileyken Dna Testi Yapılırmı konusunda bilgi veren uzmanlar artık bu türden testlerin mümkün olduğunu söylemekteler. Bu makalede konu ile ilgili bilgiler bulacaksınız. Unutmayın verilen bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Hamileyken Dna Testi Yapılırmı konusunda bilgi veren uzmanlar artık bu türden testlerin mümkün olduğunu söylemekteler. Bu makalede konu ile ilgili bilgiler bulacaksınız. Unutmayın verilen bilgiler bilgilendirme amaçlıdır.

Bir bebeğin daha anne karnında iken DDC şeklinde kısaltılan ve türkçe karşılığı babalık testi olan yöntem kesin çözümler sunabilmektedir. Bu yöntem ile bebek herhangi bir risk yaşamadan sonuç alınabilmektedir. Gelişen teknolojinin sunduğu nimetlerden biri olan bu test ile hem anne adayı hem de bebek için herhangi bir risk faktörü oluşmadan sonuç alınabilmektedir.

Hamileyken DNA Testi Ne Zaman Yapılır

Hamilelik sürerken bu testin yapılabileceği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Test sonuçları konusunda verilen bilgiler şöyledir;
  • DNA için yapılacak test gebeliğin 5. haftasından sonra yapılabilir
  • Testten sonuç almak için 20 iş günü beklenir bu süre sonunda sonuç belli olur
  • Testin yapılabilmesi için annede ve babadan kan örneklerinin alınması yeterlidir
  • Bebeğin DNA’sının belirlenmesini sağlayan örnek için anneden kan alınmaktadır
Bu testte anne adayından alınan kan örneğinin varsa annenin önceden geçirdiği hamileliklerden hücre kalıntıları içerebilir mi türünden bir soru akla gelebilir. Annenin yaşamış olduğu önceki gebeliklerden kalan hücreler varsa bile bile bu hücreler annenin bağışıklık sistemi tarafından sadece bir kaç saatte yok edilirler. Bu nedenle uygulanan DDC testinin sonuçları bu durumdan etkilenmez. Önceki gebeliklerden kalmış serbestçe dolaşım yapabilen DNA hücrelerinin olamayacağı kanıtlanarak yüzde 99 oranında bir hassasiyet gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç olarak test CLIA kapsamı içinde onaylanmış ve sertifika almıştır. Hamileyken dna testi yapılır mı sorusuna kesin cevap alabilmek için lütfen bu konuda uzmanların hizmet sunduğu bir sağlık merkezine başvurun ve detaylı bilgiler alın.
]]>
Mitokondriyal Dna https://www.dna.gen.tr/mitokondriyal-dna.html Thu, 29 Nov 2018 06:21:11 +0000 Mitokondriyal Dna mtDNA kısaltması ile gösterilmektedir. Kromozomal DNA yapısal olarak bir çit halinde bulunabilmektedir ama mitokondriyal DNA ise daha çok sayıda olabilmektedir. Bu DNA türü matemal özelliktedir yani sadece an Mitokondriyal Dna mtDNA kısaltması ile gösterilmektedir. Kromozomal DNA yapısal olarak bir çit halinde bulunabilmektedir ama mitokondriyal DNA ise daha çok sayıda olabilmektedir. Bu DNA türü matemal özelliktedir yani sadece anneden gelebilmektedir. Bu DNA türünün sadece anneden gelme nedeni yumurta hücresini dölleyen sperm hücrelerindeki mitokondrilerin yumurtalar ile birleşmeyen kısımda yer almalarıdır.

Mitokondrilerin DNA’ları
olmasına rağmen ana hücreden bağımsız olarak bölünebile özelliğine sahip değildir. Ama bir hücredeki mitokondrinin kaç defa bölünme geçireceği direkt olarak bağımlı gerçekleşmemektedir. Bir mitokondrinin yapısında bulunan proteinlerin yüzde 90’ı hücre çekirdeğinde bulunmaktadır ve stoplazma içerinde sentezlenmektedir. Sentezlenen bu proteinler bir translokasyon mekanizması tarafından mitokondrilerin iç ve zarından geçerek mitokondrilerin içine doğru taşınırlar. mtDNA birkaç istisnai durum dışında annedden alındığı için en çok soyların ve ırkların araştırılmasında ve bu ırklar ile soyların ne zaman birbirlerinden ayrıldıklarını tahmin edebilmek için kullanılırlar.

Mitokondriyal Dna hücre yapısı neden sadece anne tarafından gelebilmektedir

Büyük bir ihtimal olarak birçok sefer annenize ya da babanıza ne kadar çok benzediğiniz söylenmiştir. Ama bilimsel gerçeklere göre sadece gözleriniz babanızdan gelmiş olan genlerle şekillenmiştir bu sebeple babadan çok anneden gen almışsınızdır. Bu bilimsel gerçeğin sadece sizin için değil dünya üzerindeki tüm bireyler için geçerlidir. Aslında bu durumun nedeni çok basittir. Hücrelerin yapısında küçük organel yapıları bulunur ve her organel farklı bir görev üstlenir. Mitokondriler de bu organel yapılarından biridir ve mitokondriler sadece anne bireyden gelmektedir. Uzun zamanlar bu duruma net bir açıklama getirilemedi ama Univercity of Colorado’dan bir araştırmacı gurubu bir ip ucu yakalamışlar. Bu araştırma gurubu bir kurtçuğun spermleri yumurta döllendiği zaman mitokondrinin nasıl bir davranışta bulunduğunu gözlemlediler. Araştırmacılar spermden gelen mitokondrinin yumurtaya transfer işlemi gerçekleşmeden önce etkisiz hale geldiğini belirlemişler. Mitokondriler hücre içinde enerji sağlayan santraller gibi görev görürler bu nedenle mitokondri olmadan hücreler yaşayamaz. Enerji üretimi için yediğimiz besinler bir takım kimyasal reaksiyonlardan geçerek hücreye gerekli olan enerjiye dönüştürülmektedir.

Mitokondriyal DNA matriks yapısında nükleotit olarak isimlendirilen özelleşmiş yapılar bulunmaktadır. Bu özelleşmiş yapılar hücredeki çekirdeğin yapısına eş değer özellik taşımaktadır. Nükleotit yapıları sadece prokaryot hücrelerde yani hayvansal hücrelerde bulunur. Bu yapılar nükleik asitler dışında proteinlerin de yapısında bulunurlar. Mitokondriyal DNA olarak isimlendirilen yapının anneden yavruya aktarılması işlemi insanlar başta olmak üzere birçok çok hücreli organizmada bu olay gerçekleşmektedir. Mitokondriyal DNA mitokondriyal Havva fikri oluşmasına da sebep olmuş bir olaydır.
]]>
Dna Replikasyonu https://www.dna.gen.tr/dna-replikasyonu.html Fri, 30 Nov 2018 05:08:32 +0000 Dna Replikasyonu, Dna bazı virüs ve bakteriler hariç tüm canlıların genetik maddesidir. Dna replikasyonu aynı zamanda dna eşlemesi olarak da bilinir. Dna replikasyonu gerçekleşirken aynı genetik yapıya sahip iki ayrı hücre oluş Dna Replikasyonu, Dna bazı virüs ve bakteriler hariç tüm canlıların genetik maddesidir. Dna replikasyonu aynı zamanda dna eşlemesi olarak da bilinir. Dna replikasyonu gerçekleşirken aynı genetik yapıya sahip iki ayrı hücre oluşur. 

Dna replikasyonu genelde fermuara benzetilir. Replikasyon esnasında fermuar açılır ve birbirine benzeyen ayrı bölümler oluşur. Dna da kendini eşlerken aynı bu şekilde olur. Dna replikasyonu sonrasında Dna molekülü ile tüm nükletoid dizisi tamamen aynı olan Dna molekülü ortaya çıkar. Dna replikasyonu semikonservatifdir. Yani dna kendini eşlerken oluşan ayrı iki kolunda genetik bilgileri aynı ve aynı görevi görürler. 

Dna replikasyonun görülmesi için gerekli aşamalar
  • Replikasyonun gerçekleşmesi için kalıp Dna ya ihtiyaç vardır.
  • Deoksinükleosittrifosfatlar (dNTP) da replikasyonun gerçekleşmesi için önemlidir.
  • Ve son olarak replikasyon enzimlere ihtiyaç vardır. 
Dna replikasyonun özellikleri
  • Hem prokaryotik hem ökaryotik hücrelerin Dna replikasyon yapıları aynıdır. 
  • Dna repliksayonu esnasında meydana gelen genom birimlerine replikon denir.
  • Bu replikonlar da bir başlangıç ve bir bitiş noktası vardır.
  • Prokaryotik hücrelerde sadece bir tane başlangıç ve bitiş noktası vardır.
  • Ökaryotik hücrelerin ise birden çok başlangıç ve bitiş noktası bulunmaktadır.
  • Dna bulunan başlangıç noktalar özel nükleotid  dizilerden oluşur. ve her başlangıç noktasında proteinler bulunmaktadır. 
  • Bu proteinlerin başlangıç noktasına bağlanması ile replikasyon başlar.
  • Dna replikasyonu iki yönlü olarak devam eder. 
]]>
Kandan Dna İzolasyonu https://www.dna.gen.tr/kandan-dna-izolasyonu.html Fri, 30 Nov 2018 06:29:31 +0000 Kandan Dna İzolasyonu, Organik yönden bozulma olmayan hücrelerde özel tekniklerin kullanılması ile DNA molekülünün ortaya çıkarılması işlemdir. DNA izolasyonun yapılması farklı amaçlara yönelik olarak yapılmaktadır. Kandan Dna İzolasyonu, Organik yönden bozulma olmayan hücrelerde özel tekniklerin kullanılması ile DNA molekülünün ortaya çıkarılması işlemdir. DNA izolasyonun yapılması farklı amaçlara yönelik olarak yapılmaktadır.

Kandan DNA izolasyonu yapılan bazı alanlar

  • Adli tıp işlemleri
  • Parmak izi için
  • Taksonomi
  • Sağlık sorunlarının teşhisi
  • Evrimsel olarak gerçekleşmiş bağlantıların araştırılması
  • Molekül düzeyindeki genetik araştırmaları
  • Genlerin klonlanması işlemlerinde
  • Ayrıca belirtilmeli ki, DNA molekülleri negatif elektrik yüküne sahiptir ve ancak alkol içerisinde çözünürler.
  • Kandan DNA izolasyonu yapılırken uygulanan aşamalar
  • Hücrenin parçalanması yöntemi ile DNA’nın açığa çıkarılması
  • Denatürasyon ve protoliz işlemleri ile DNA-protein yapısının bileşenlerine ayrılması
  • Bazı kimyasal yöntemler ve basit enzimatik işlemlerle DNA molekülünün RNA ve diğer yapılardan ayrıştırılması
Kandan DNA izolasyonu işlemi 

Kandan DNA izolasyonu
için kullanılan denatürasyon işlemi, DNA molekülünün yapısının çözünmesi için yüksek pH değerleri ya da çok fazla sıcaklık değerlerinde tutulması işlemidir. Kandan DNA izolasyon işleminin en önemli aşaması hücre duvarının  parçalanmasını sağlamak için uygulanan fiziksel ve kimyasal aşamalardır. Fiziksel parçalanma işlemi dondurma ve çözme işlemlerinden meydana gelir. Kimyasal aşama için ise çok farklı maddeler kullanılır. Hücrenin membran denilen kısmının parçalanması işlemi DNA moleküllerinin nükleazlardan uzaklaşmasını ve DNA-protein kompleks yapısının çözülerek ayrışmasını sağlar. DNA ekstraksiyonu denilen işlem için SDS ve CTAB olarak adlandırılan özel çözücüler kullanılarak ayrışma işlemi yapılır. Bu özel çözücüler hücrenin zarının parçalanmasını sağlamaktadır. DNA’nın saflaştırılması aşamasında DNA organik molekül olduğu için nükleaz olarak bilinen maddeler tarafından enzimatik olarak yani kimyasal olarak kandan DNA izolasyonu  işlemi yapılmış olur. DNA’nın proteinlerden meydana gelen kompleks yapılardan kurtulması işlemi için de fenol ve kloroformdan oluşan karışım kullanılarak DNA’nın saflaştırılması yani hücredeki diğer organel yapılardan ayrıştırılması başlamış olur.
]]>
Plazmid Dna İzolasyonu https://www.dna.gen.tr/plazmid-dna-izolasyonu.html Sat, 01 Dec 2018 03:24:24 +0000 Plazmid Dna izalasyonu, Bu ifadenin anlamı kimyasal maddeler enzimler ile canlılara ait hücre zarı veya canlı hücre duvarının yıkıldıktan sonra o canlıya ait DNA'nın ortaya çıkarılmasıdır. Plazmid Dna izolasyonu komp Plazmid Dna izalasyonu, Bu ifadenin anlamı kimyasal maddeler enzimler ile canlılara ait hücre zarı veya canlı hücre duvarının yıkıldıktan sonra o canlıya ait DNA'nın ortaya çıkarılmasıdır. Plazmid Dna izolasyonu kompleks DNA popülasyonu içindeki canlıya özel DNA dizilerinin çalışılmasının da kullanılmaktadır Ayrıca bu izolasyon işlemi gen ekspresyonu ve Genom yapısının analizinde de kullanılmaktadır. DNA izolasyonu özellikle DNA parmak izi analizin de, DNA protein etkileşimin incelenmesinde, genomik kütüphane hazırlanması ve araştırma laboratuvarları ayrıca endüstride pencere analizlerinde ki artış çalışmaların da kullanılmaktadır. 
Plazmid DNA'sının izolasyonunda bakteri ve Maya hücrelerindeki genetik materyaller kullanılmaktadır. 

Plazmid Dna izolasyonu için gerekli malzemeler nelerdir
  • Santrifüj
  • 1-5 ml gece boyu büyüyen hücre kültürü
  • Otoklavlanabilir bakteri atık kabı
  • Farklı deterjan ve tamponlar
  • Steril ependorf tüpleri
  • Buz içeren kap
Plazmid Dna izolasyonun deneyinin yapılışı
  • Gece boyu büyümeye bırakılan bakteri hücrelerinin toplanması için hücreler santrifüj yapılır.
  • Santrifüj işlemi bittikten sonra tüpün dip kısmında hücre birikimi görülmelidir.
  • Süpernatant kısmı kullanılmayacağı için atık atılır. 
  • Bu işlemide yaptıktan sonra tüpü ters çevirip içerisinde süpernatant kalmayana kadar bu şekilde tutunuz.
  • Bakteri hücrelerinin üzerine 200 mikrolitre tampon ekleriz.
  • Bu tampon içerisinde RNA'nın parçalanması için RNAaz enzimi bulunmaktadır. Tampon eklendikten sonra iyice karıştırınız.
  • Lizis tamponu içerisinde sodyum dodesil sülfat ve sodyum hidroksit içermektedir. Sodyum dodesil sülfat hücre duvarını yıkar; sodyum hidroksit isem proteinleri ve genomik DNA parçalar.
  • Lizis tamponu daha sonra oda sıcaklığında 5 dakika inkübasyon yapınız.
Plazmid Dna izolasyonu neden gereklidir
  • Çünkü bakterilerin çeşitli antibiyotiklere karşı dirençli olması özelliğini plazmide borçludur.  Ayrıca plazmidler başka bakterilerile aktarılabilir. 
  • Genetik mühendisliği uygulamaların da baya kullanılmaktadır.
  • Ayrıca plazmidler DNA parçalarının birbirlerinden parçalarına ayrılması için gerekli bağlanma bölgeleri içerir. 
]]>
Anne Karnında Dna Testi https://www.dna.gen.tr/anne-karninda-dna-testi.html Sun, 02 Dec 2018 02:29:37 +0000 Anne Karnında Dna Testi; DNA DeoksiriboNükleitAsit; Canlı vücuduna anne ve babadan geçen kalıtsal özelliklerin genetik şifre sağlayıcısına verilen addır. Bu genetik bilgilerin parçalarına gen denir. Anne Karnında Dna Testi; DNA DeoksiriboNükleitAsit; Canlı vücuduna anne ve babadan geçen kalıtsal özelliklerin genetik şifre sağlayıcısına verilen addır. Bu genetik bilgilerin parçalarına gen denir.

DNA'  nın başlıca özelliği uzun süre saklanmasıdır. Tüm organizmaların ve bazı virüslerin biyolojik gelişme ve canlılık faaliyetlerinin genetik talimatları bu DNA' da bulunur.

Anne Karnında Dna Testi; 

Hamilelik sırasında DNA testi mümkün değildi; bilim insanları hamile kadınların kanından teşhis ederek bu bilgiye ulaşmayı başardılar. Bebeğin genel durumu ile ilgili bilgi vermek amacıyla kullanılan tanı testi "amniyosentez" hanımları korkutan özelliklere sahip izlenimler vermektedir. Ancak Dna bu kıyaslama içinde kokulacak hiçbir risk taşımıyor.

Bebeğin anne karnında DNA (Genetik Bilgi)' sı bilim ve gelişmiş teknolojiler sayesinde bebeğe zarar vermeden hatta düşüğe yol açmadan incelenebilir. Bu bağlamda babalık testi sonuçları için şüpheleri ortadan kaldıracak kesin neticelere ulaşılabilmektedir. Fakat bu pek etik bir çerçeve değildir.
Bebeğe ait DNA' lar oluşumunun 5. haftasından itibaren anne karnından alınır, anne ve babadan da alınan kan örnekleriyle beraber karşılaştırma yapılarak; 4 hafta sonunda sonuca ulaşılır.


]]>
Dna İzolasyonu https://www.dna.gen.tr/dna-izolasyonu.html Sun, 02 Dec 2018 11:27:30 +0000 Dna izolasyonu, özel tekniklerle organik olarak bozulmayan hücrelerde Dna molekülünün açığa çıkarılmasıdır. Hücre içinde Dna mitokondride, kloroplast ve çekirdekte olur. Dna suda çözünse de, alkolde çözünmez. Aynı z Dna izolasyonu, özel tekniklerle organik olarak bozulmayan hücrelerde Dna molekülünün açığa çıkarılmasıdır. Hücre içinde Dna mitokondride, kloroplast ve çekirdekte olur. Dna suda çözünse de, alkolde çözünmez. Aynı zamanda negatif yüklüdür. Dna izolasyonu farklı alanlarda kullanılmaktadır. Bunlar arasında parmak izi, adli tıp, moleküler genetik çalışmaları, hastalıkların tanısı, taksonomi, gen klonlaması en yaygın kullanıldığı alanlardır.

Dna izolasyonu aşamaları nelerdir

Hücre duvarının parçalanması: Hücre çekirdeğindeki Dna ya ulaşabilmek için hücre duvarı parçalanmalıdır. Bu fiziksel yollarla ya da kimyasal yöntemlerle yapılabilir. Yani hücreler fiziksel olarak ısıtılabilir ya da kimyasal karışımlar kullanılarak hücre duvarı parçalanabilir. Kimyasal karışımdaki  tuz hücre duvarından geçip Dna daki proteinleri ayırır. Deterjanda hücre duvarı geçirgenliğinin artmasını sağlar ve hücredeki içerikler serbest kalır. Dna nın stabil kalmasını sağlamak içinde, EDTA magnezyumu bağlar, DNaz aktivitesini de inhibe eder. Protein parçalayan enzimlerde hücre içindeki proteinleri parçalar ve daha sonraki aşamalar için homojen karışımın oluşmasına zemin hazırlar. Hücredeki tek iplikçik halindeki stabil Rna ların da ortamdan uzaklaştırılması için RNaz enzimi kullanılmaktadır. Parçalama sırasında kullanılan kimyasallar ve bunun süresi, materyale göre farklılık gösterebilir.

Dna protein kompleksinin çözünmesi ve moleküllerden ayrılması: Bu daha çok denatürasyona dayalı yapılan bir işlemdir. Son zamanlarda Dna yı tutan spin kolonları da bu işlemde kullanılmaya başlanmıştır. Denatürasyonda genellikle fenol ekstraksiyonu uygulaması kullanılır. Dn fragmanları ve fenol proteinler ayrılarak, birbirinden uzaklaşır. Fiziksel çözülmede spin kolonlar kullanıldığında özel solüsyonlar yardımıyla tüplere özel yerleştirilen matriks tabakasına Dna nın tutunmasına çalışılır. Bu aşamada Dna dışındaki moleküllerde matrikse tutunamadığından uzaklaştırılmış olur. Solüsyonlar sayesinde spin kolonlar ve Dna dışındaki maddelerin uzaklaşması amacıyla bunlar yıkamaya tabi tutulur. Daha sonra ise elimine yapıcı solüsyonlar kullanılarak Dna ve matriks elüsyon aşamasın tabi tutulur ve Dna son halini alır.

Bu aşama Dna izolasyonu için en önemli bölümdür. Fiziksel çözülme ve kimyasalla yapılan müdahaleden oluşur. Fiziksel çözülmede dondurma ve çözme eylemleri, kimyasal müdahalede ise çeşitli maddeler kullanılır. Bunların arasındaki tuz hücre duvarından geçer ve Dna nın proteinlere ayrılmasını sağlar. Deterjan hücrenin duvarının geçirgenliğini arttırarak, içeriğinin serbest olmasını, toluen, etil asetat, Sds membran yapının bozulmasını sağlar. Nükleit asitlerin çöktürülme işlemi için etanol ve izopropanol kullanılır. Proteinler sodyum sülft ve amonyum sülfat kullanılarak çöktürülür, homojen karışım elde etmek içinde proteinaz kullanılır. Rnaz işlemi ise Rna ların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar.
]]>
Çocuğa Dna Testi Nasıl Yapılır https://www.dna.gen.tr/cocuga-dna-testi-nasil-yapilir.html Mon, 03 Dec 2018 06:25:48 +0000 Çocuğa Dna Testi Nasıl Yapılır; Dna Testi Nedir; İçinde barındırdığı bilgiler itibariyle insanın kimliği olarak da nitelendirilebilen DNA, yaradan tarafından insana bahşedilen ve anne babadan gelen genleri çocuğa aktaran Çocuğa Dna Testi Nasıl Yapılır; Dna Testi Nedir; İçinde barındırdığı bilgiler itibariyle insanın kimliği olarak da nitelendirilebilen DNA, yaradan tarafından insana bahşedilen ve anne babadan gelen genleri çocuğa aktaran  şifreleri kapsamaktadır.
Her insanın kendine has DNA' sı olmasıyla beraber soy ağacından da aldığı kalıtsal özellikler bulunur. DNA' nın profilinde insanın özelliklerinin tümü bulunur parmak izi gibi insana has şekillerdir; kişilik ve yapısal özellikler bu şeklin içinde barınır.

Dna Testi Neden Yapılır;

DNA testi insana ait yapısal özellikleri taşıdığı için gerekli kimlik tespitlerinde (ölüm dahil), babalık (şüphe), annelik (hastanede karışma), kardeşlik (kayıp, mal varlığı bölüşümü vb.) testi gibi vakkalarda, evlat edinme durumunda biyolojik meselelerin tespiti için dna yapısının öğrenilmesi önemlidir. Hatta büyük ebeveynlerin bulunmasında da dna testi işe yarar. Dna bütün soy ağacını temsil eder. 

Çocuğa Dna Testi Nasıl Yapılır;

DNA testlerinde çıkan biyolojik sonuçlar %99,9 doğruyu gösterir. Dna her yaşta yapılabilir. Özellikle babalık testi için başvurularda çocuklardan örnek alınması gerekir. Hatta doğmamış çocukların dna örneklerine anne karnında da amniosentez yöntemiyle bakılabilir. Ancak bu yöntem pek etik karşılanmamaktadır. Dna testinde kan örneği vermek şart değildir, özel bir çubukla ağız içinde yanaktan tükürük örnekleri alınarak teste tabi tutulur.
Aralarında karşılaştırma yapılacak kişilerin örneğin; olası baba ve çocuğun ağızdan yanak içi tükürük bezlerinden özel bir çubuk yardımıyla ayrı ayrı alınan tükürük örnekleri kişilerin Dna' sının belirlenmesi için yeterlidir. 

Pamuklu çubuk dna örneğinin alınmasına yarayan basit bir aparattır, Normal pamuklu çubuklara göre biraz daha dayanıklı olup dna hücrelerini üzerinde daha uzun tutma özelliği taşımaktadır. Bu yöntemle basit ve acısız bir işlem gerçekleştirilir. 
Yanak içinde bulunan tükürük hücreleriyle kanda bulunan hücreler tamamen aynı sonuç verir bu nedenle kan testine ihtiyaç yoktur.
Herhangi bir teste tabi tutulması durumunda iki kişinin örnekleri yeterlidir (örn: baba - çocuk) annenin örneğine ihtiyaç yoktur sonucu da değiştirmez ancak dna şekillerine göre annenin de dna' sına ulaşıldığında sonuca daha rahat ulaşılır.
]]>
Dna Kromozom https://www.dna.gen.tr/dna-kromozom.html Tue, 04 Dec 2018 03:07:58 +0000 DNA kromozom; DNA biyolojik canlıların genetik şifrelerini taşıyan bir nükleik asit çeşididir. DNA' nın açılımı deoksiribo nükleik asittir. DNA nükleotid olarak adlandırılan iki uzun polimerden oluşmaktadır. DNA kromozoml DNA kromozom; DNA biyolojik canlıların genetik şifrelerini taşıyan bir nükleik asit çeşididir. DNA' nın açılımı deoksiribo nükleik asittir. DNA nükleotid olarak adlandırılan iki uzun polimerden oluşmaktadır. DNA kromozomların şekillerini belirleme özelliğine sahiptir. DNA genetik bilgilerin hangi hücrelerde kullanılacağına karar veren bir yapıya sahiptir. DNA hücre çekirdeğinin merkezinde yer alarak hücrenin ana merkezini oluşturmaktadır. DNA'lar hücrelerde kromozomlar içerisinde yer almaktadırlar. Kromozomlar kromatin ipliklerinin iki ayrı parçaya ayrılması yolu ile oluşan, genetik bilgilerin yeni bireylere geçmesini sağlayan ve hücre içerisinde yer alan cisimlerdir. Kromozomlar canlılarda genetik kalıtımı sağlama görevini üstlenirler. Kromozomlar hücre çekirdekleri içerisinde bulunurlar. Kromozomların şekli, büyüklüğü ve sayısı bütün türler için farklıdır ve değişmezdir. DNA hücre bölünmesi esnasında kendini eşleyerek kalıtsal bilgileri gelecek nesillere aktarır.

DNA'nın sahip olduğu özellikler;
  • Genlerden oluşur, bu genler DNA'nın görevlerini yerine getirir
  • Her canlı kendisine özel genlere sahiptir
  • Temel yapı taşları nükleotidlerdir
  • Yapısında beş karbonlu deoksiriboz şekeri bulunur
  • Azotlu organik bazları adenin, timin, guanin ve sitozindir
  • DNA çift zincirli sarmal bir yapıya sahiptir
  • Çekirdekli hücrelerin çekirdek merkezinde çekirdeksiz hücrelerin ise sitoplazmasında bulunur
  • Nükleotidler birbirlerine ikili veya üçlü hidrojen bağları ile bağlıdırlar
Kromozomların sahip olduğu özellikler;
  • Kromozomlar kromatit adı verilen iki eş iplikten oluşur
  • Kromatit iplikleri arasında yer alan boşlukta matriks sıvısı yer alır
  • Kromozomların dış zarları protein kılıflar ile kaplıdır
  • Herhangi bir canlının üreme hücreleri dışındaki diğer bütün hücrelerinde kromozom sayıları birbirine eşittir
]]>
Dna https://www.dna.gen.tr/dna.html Tue, 04 Dec 2018 13:04:10 +0000 DNA (Deoksirobi Nükleik Asit ), canlıların temel işlevlerini oluşturan bir tür nükleik asit çeşididir. Canlılığın bütün sırlarını kendisinde barındıran Dna'yı ilk olarak 1954 yılında Amerikalı James Dewey Watso DNA (Deoksirobi Nükleik Asit ), canlıların temel işlevlerini oluşturan bir tür nükleik asit çeşididir. Canlılığın bütün sırlarını kendisinde barındıran Dna'yı ilk olarak 1954 yılında Amerikalı James Dewey Watson bulmuş olsa da günümüz teknolojisinde hâlâ bilinmeyen yönleri fazlasıyla merak konusudur.

Dna, insan vücudunda kromozom birimlerimin içerisinde yer almaktadır. Dna'ın yarısı dişi bireyden gelirken yarısı erkek bireyden gelir. Çift sarmal yapısıyla merdivene benzerliği tabir edilir. En önemli maddesi fosfordur. Genetik şifreler Dna 'nın şeritlerinde gizlidir. Ancak NASA'nın kurmuş olduğu bir ekip, bir bakteride fosfor yerine arsenik keşfetmişlerdir. Bu da Dna'nın yapısının yıllardır sadece arsenikten oluşur tezini boşa çıkarmaktadır.

Dna' nın ana özellikleri
  • Kalıtsal özelliklerin başka hücrelere aktarılmasını sağlar.
  • Yaşamsal faaliyetlerin kontrolünü gerçekleştirir.
  • Canlılara ait genetik bilgilerin tamamını üzerinde taşır.
  • Her canlının Dnası farklı olduğuna göre evrendeki çeşitliliğin ana sebebidir.
Dna'nın üzerinde uzun yıllardır bilim adamları tarafından yapılan çalışmalar, her yeni bilgiyle gizemini korumaya devam etmektedir. Mucize kavramının kendisi olan Dna'nın içerisinde insan yaşamı için gerekli olan tüm kaynaklar bulunmaktadır. Bir çok hastalığın iyileşmesinde temel taş olan Dna kullanılarak yapılan aşılar hala araştırılmakta ve bir çoğu hayvanlar üzerinde uygulanmaktadır.

Viral aşılar olarak adlandırılan bu aşılardan bazıları :
  • Subünit aşılar
  • Marker aşılar
  • Sığır vebası
  • Mutant aşılar
  • Nükleik asit aşıları
Dna, sadece bir hastalığın tedavisi için değil, evren üzerindeki büyük değişimleri içinde barındırdığından, günümüz teknolojisiyle büyük teoriler, belkide insan müdahalesiyle yeni bir canlı oluşumu için çalışılmaktadır. Bu nedenle, herhangi bir hastalığı önleme yönünde ciddi ilerlemeler kateden bilim adamları, mutasyona uğrayan hastalıklı genleri bulmaları durumunda, genin yapısını yeni mutasyon yöntemleriyle değiştirmeyi umuyorlar. Çünkü Dna'nın bozulan yapısı yerine kendi yapısından başka parçalar eklenerek yeni bir dizilim yaratmayı başaran ''Barbara  Mcclinktock", bunu bir mısır üzerinde yaptığı deneyle kanıtlamıştır. Dna günümüz teknolojisinde; sağlıktan, teknolojiye ve hatta hukuki alanlarda bile kullanılabilmektedir.

Sağlık alanı: Bir Çin üniversitesi tarafından geliştirilen, hamile kadının kan plazmasından alınan Fetal Dna ile Down Sendromu için test geliştirilmiştir. Bu test sayesinde, daha önceden uygulanan "Amniyosentez'' adı verilen, bebek anne karnındayken amniyo adı verilen sıvıdan iğne yardımıyla alınan, az da olsa risk faktörü taşıyan bu işlem için  devasa bir gelişmedir. Artık anneler mecbur durumlarda yaptırdıkları bu testi, gönül rahatlığıyla verecektir.

Teknoloji alanında: Dna'ya has moleküller tanıma özelliği ile nanoteknolojisi geliştirilmiştir. Nanoteknolojisi kendi kendini oluşturan algoritmalardan meydana geldiği için ilerleyen zamanda daha büyük bir buluşun ana temelini oluşturacaktır.

Hukuki alanda: Adli uzmanlar, parmak izini kullanarak suçluları kolaylıkla tespit edebiliyorlar. Adli tıp kurumlarında da yine Dna'nın yardımı alınarak kesin ölüm sebebi ortaya çıkarılmaktadır. Üstelik bu sadece insanlara değil tüm canlılara uygulanabiliyor.

Dna, daha gıda gibi hayatımızın içerisinde olan her şey üzerinde etkisini göstermeye devam etmektedir. Günümüz teknolojisiyle maddenin ana yapısına hayat vermekte ve tüm hayatı organize etmeye devam etmektedir. Dünyada hiç bir bilim adamı Dnanın yerini alabilecek bir buluşa imza atamamıştır. Bu buluşlar insan Dnasına en yakın canlılar üzerinde gerçekleştirilmektedir.
  Dna Ve Rna Arasındaki Farklar https://www.dna.gen.tr/dna-ve-rna-arasindaki-farklar.html Tue, 04 Dec 2018 14:09:29 +0000 Dna ve Rna Arasındaki Farklar, oldukça belli başlı durumlardır ve her ikisinin de genetik bilgiler taşımasına rağmen farklı görevleri yerine getirerek birbirlerinden farklılaşırlar. Dna ve Rna arasındaki farklılıkları kısaca Dna ve Rna Arasındaki Farklar, oldukça belli başlı durumlardır ve her ikisinin de genetik bilgiler taşımasına rağmen farklı görevleri yerine getirerek birbirlerinden farklılaşırlar. Dna ve Rna arasındaki farklılıkları kısaca aşağıdaki şekilde anlatabiliriz:

Dna ve Rna Arasındaki Farklar:
  • Dna, deoksiribo nükleik asit demektir. Rna ise ribo nükleik asit demektir.
  • Dna yapısında deoksiriboz şekeri barınırırken Rna riboz şekeri bulundurur. 
  • Dna çift sarmallı bir molekül iken Rna tek sarmala sahiptir.
  • Alkali durumlarda Dna her zaman sabit konumdayken Rna değildir. Bu da Dna'nın daha zor tepkimeye girmesi anlamına gelir.
  • Bünyede Dna'nın görevi genetik bilgiyi barındırmak ve taşımak iken Rna'nın görevi aminoasitleri kodlamak ve protein üretirken Dna ile ribozomlar arasında bağlantı kurmaktır.
  • Dna bünyesinde adenin, timin, sitozin ve guanin barındırırken Rna, adenin, sitozin, guanin ve urasil bazlarını barındırır. 
  • Dna kendi kendini üreten bir molekül iken Rna, Dna tarafından gerek duyulduğunda üretilir.
  • Prokaryot hücrede Dna sitoplazmada bulunurken Rna hem ribozomda hem sitoplazmada bulunur. 
  • Ökaryot hücrede ise Dna çekirdek, mitokondri ve kloroplastta bulunurken Rna, çekirdek, çekirdekçik, sitoplazma, ribozom, koloroplast ve mitokondride bulunur.
  • Rna, m-Rna, t-Rna ve r-Rna olmak üzere üç farklı çeşitte bulunur, Dna'nın ise bu şekilde bir çeşitliliği yoktur.
  • Dna'nın kendine özgü bazı timin iken Rna'nın kendine özgü bazı urasildir. 
  • Dna'da zayıf hidrojen bağı bulunur fakat Rna'da zayıf hidrojen bağı bulunmaz. 
  • Dna çift sarmallı bir molekül olduğundan yapısında oluşan bazı hataları onarabilir fakat Rna tek sarmal bir molekül olduğu için bunu yapamaz.
  • Dna yapısında gen varken Rna yapısında gen bulunmaz.
  • Dna sentezinde n-2 su molekülü bulunurken Rna sentezinde 3n-1 su molekülü bulunmaktadır.
Dna ve Rna arasındaki farklar, bunların yapısındaki en temel fark bulundurdukları şeker farkıdır. Bunun dışında barındırdıkları bu kadar çok farkla beraber karbonhidrat içermeleri, tüm canlılarda bulunmaları, protein sentezinde görev almaları gibi ortak yaptıkları birçok görev de bulunmaktadır.
]]>
Dna Genetik Kod https://www.dna.gen.tr/dna-genetik-kod.html Wed, 05 Dec 2018 07:10:30 +0000 Dna Genetik Kod, Vücudumuzdaki genetik özellikler hücremizde bulunan çekirdeğin içinde yer alan kromozomlarda taşınır. Genetiği oluşturan kromozomlar ise, Dna ve özel proteinlerin bir araya gelerek birleşmesi sonucu oluşur. Dna'l Dna Genetik Kod, Vücudumuzdaki genetik özellikler hücremizde bulunan çekirdeğin içinde yer alan kromozomlarda taşınır. Genetiği oluşturan kromozomlar ise, Dna ve özel proteinlerin bir araya gelerek birleşmesi sonucu oluşur. Dna'lar hücrelerimizin yönetici molekülleri olup ayrıca beslenme, üreme ve solunum gibi vücudun canlılık faaliyetlerini de yönetmektedir. Dna genetik kod yapılarında vücudumuzdaki kalıtsal özelliklerimize bağlı olan bir takım yapılar bulunmaktadır. Bu yapılarda genlerimizi oluşturur. Çünkü kalıtsal olan bilgilerimiz genler tarafından taşınmaktadır. Dna genetik kod, kromozonlar Dna ve özel olan proteinlerin birleşmesi sonucu oluşur. Bu nedenle Dna genetik kod için kromozonlar oldukça önemlidir. 

Dna Genetik Kod, hücrelerin yönetici molekülüdür. bu nedenle Dna'nın yapısında kalıtsal özellikler bulunur. Bu kalıtsal özellikler vücudumuzun Dna genetik kod'unu oluşturur. Kalıtsal olan Dna genetik kodlar vücudumuzda genler tarafından taşınmaktadır. Nükleotitler Dna genetik kod'un temel yapı birimlerini oluşturur. Bu nükleotitlerin yapısında fosfat, organik baz ve şeker bulunmaktadır. Fosfatlar dna genetik kod'un asitsi özelliği kazandırır. Nükleik asitler iki gruba ayrılır. DNA ve RNA'dır. Bulunan her bir nükleik asitin Dna genetik kod'unda 4 çeşit nükleotidin miktar, farklı sıra ve farklı kullanımı neticesinde kalıtsal olan şifrelere sahip bir takım nükleik asitler yani Dna genetik kodu oluşmaktadır. Yani adenin bazını içermekte olan nükleotit adenin nükleotit guanın bazını içeren nükleotit guanın nükleotit olarak söylenir. Dna'lar nükleotidler bir iplik oluşacak biçimde bir araya gelir. Bu iplik her daim adeninin karşısına timin, sitozinin karşısına ise guanın nükleotiti olarak gelir. 

Dna Genetik Kod, iki zincirden veya iki iplikten oluşur. Bu iplikler birbiri etrafına dolanarak oluşur. Bu iplikler Dna'nın sanki bükülmüş bir merdiven gibi görünmesine neden olur. Dna da adenin nükleotit ile timin bir nükleotit arasında 2 tane hidrojen bağı bulunmaktadır. Dna genetik kod'u daha iyi anlayabilmemiz için, çevremize baktığımız zaman canlı olan varlıkların birbirlerinden ve diğer canlı olan varlıklardan farklı olduğu görmekteyiz. Bu durum her canlının insanın, hayvanın ve bitkinin her birinin hücrelerindeki yönetici olan moleküllerinin Dna genetik kodlarının farklı olduğunu gösterir. 
]]>
Dna Testi https://www.dna.gen.tr/dna-testi.html Thu, 06 Dec 2018 02:43:22 +0000 DNA testi; adı gibi kısa ve basit olmayan çok ciddi sonuçlar elde edilmek için kullanılan mükemmel bir buluştur. DNA testi bir çok faili meçhul olayın çözümün ve aydınlatılmasında, DNA'sının eşleştirilmesi sonucu ya DNA testi; adı gibi kısa ve basit olmayan çok ciddi sonuçlar elde edilmek için kullanılan mükemmel bir buluştur. DNA testi bir çok faili meçhul olayın çözümün ve aydınlatılmasında, DNA'sının eşleştirilmesi sonucu yapılan bir test türüdür. DNA testi bütün dünya tarafından özelikle sır dolu olaylarda kullanılan bir testtir. sonuçları kesin, güvenilir ve bağlayıcıdır. bu nedenle DNA testi insanların kafalarında oluşan soru ve sorunları aydınlatma konusunda ki tek çözüm yoludur.

 DNA testi  1953 senesinde, biyolog olan J.D. Whatson ve F.H.C. Crick tarafından mikroskopun alt kısmında hücre yapısını deşifre ederken DNA'yı belirlemişlerdir. ''Bu belirleme aslında ilerleyen yılların en büyük buluşlarından biri olacaktı ve büyük sır dolu olayların bütün gizemini çözecekti.'' O an onlar bunun farkında değildi. Daha sonra İlgiltere'de bir çok biyolog ve bilim adamlarınca olan onlarca yıl süren çalışmalar sonucunda 1987 senesinde bu belirlemeyi destekleyen başka kanıtlarından bulunmasıyla ilk kez 1988 yılında mahkeme kararlarında  DNA kesin ve net tek başına bir kanıt olarak kabul edilmiştir. Yine çalışmaları devam ederken artık 90'lı yıllarda adli tıp kurumu tarafından olayların aydınlatılması için kullanılmaya başlanmıştır. Tabi ki bu süreçte DNA testi oldukça genişletilerek bir çok alanda olayların açığa çıkmasında kullanılmıştır. Belki 20. yüz yılın en büyük buluşuydu DNA testi. Oldukça yoğun çalışmalarla desteklenmiş ve mahkemelerce kabul görülmüş  bu test insan hayatının da bir nevi koruması gibi olmuştur. Nedeni ise dna testi ile alakalı azda olsa bilgi sahibi olan bir insan suç işlemekten korkar. Sonuncunda gereken çalışmalar yapıldığı sürece yakayı ele vereceği korkusu oluşur. Yani DNA testi bir nevi suça olan istek duygusunda caydırıcılıkta yapmaktadır. Hatta geçmişte üstü örtülmüş bir çok olayı bile şuan ki koşullarla gün ışığına çıkarabilir. Bir cesedin kemiklerinden yola çıkarak nasıl öldüğü yada öldürüldüğünü ve kime ait olduğunu bize çok rahat gösterebilir. Bir çok alanda yapılan DNA testi işte bu kadar önemlidir. Gelelim DNA testi hangi durumlarda yapılır.

  DNA testi neden yapılır
  • Belli değilse veya şüphe çekici ise; anne , baba, kardeş gibi yakın akrabaların tespitinde
  • Tecavüz olaylarının açığa çıkmasında
  • Cinayetlerin işlendiği zaman, mekan ve katilin tespitinde
  • Bir çok önemli hastalığın tedavi sürecinde eşleşme olarak
  • Deprem, yangın, sel ve ağır kazalar gibi durumlarda cesetlerin tanınmayacak halde olması sonucunda cesetlerin kimliklerinin belirlenmesinde.
  • Hırsızlık ve gasp gibi durumlarda

DNA testi yukarıda da bahsedildiği gibi oldukça önemli olayların çözülmesinde kullanılan büyük bir buluştur. Yukarıda geçen maddelerin hemen hemen hepsi oldukça büyük ve travmatik durumlardan ibarettir. DNA testi ise hepsinin travmatik sonucunun bir nebze bastırılması için bir çözüm yolu umut ışığı olmuştur. DNA testi ile geçmişte kolayca ört pas edilebilen olaylar artık günümüzde çok hızlı bir şekilde deşifre ediliyor ve insanlar test sonuçlarına göre hak ettiklerini buluyor. Kısacası DNA testi insanlık adına atılmış kocaman ve köklü bir imzadır.
]]>
Dna Sarmalı https://www.dna.gen.tr/dna-sarmali.html Thu, 06 Dec 2018 20:58:48 +0000 Dna Sarmalı, Doğada yer alan bütün canlılar belirli bir kromozom dizilişine göre varlıklarını devam ettirmektedir. Kromozom dizilişleri incelendiğinde belli bir sıraya göre sistemli olarak bir araya gelmişlerdir. Bu sistemli di Dna Sarmalı, Doğada yer alan bütün canlılar belirli bir kromozom dizilişine göre varlıklarını devam ettirmektedir. Kromozom dizilişleri incelendiğinde belli bir sıraya göre sistemli olarak bir araya gelmişlerdir. Bu sistemli dizilişi uzmanlar incelendiğinde Dna sarmalı şeklinde bir araya gelmektedir. Canlıda Dna sarmalı incelendiğinde tüm organizma ve canlı yapıların biyolojik yapısı ve canlılık işlevlerinin genetik olarak kodlanması sonrasında bütün bilgilerini Dna sarmalında taşımaktadır. İnsanlarda Dna sarmalının en önemli rolü kromozom ve genetik yapının uzun süreli sırlanmasını sağlamaktadır. DNA içerisinde insan vücudu için gerekli olan RNA ve protein hücrelerinin inşası amacıyla bütün gerekli kod ve bilgiyi bulundurmaktadır. Dna sarmalı incelendiğinde dönen bir merdivene benzetilmektedir. Dna sarmalı görevleri incelendiğinde en önemli özelliği genetik bilgilerin hücrelere sistemli olarak taşınmasını sağlayabilmektedir. 

Dna Sarmalının Genel Özellikleri

Dna sarmalı zincirlerle birbirine bağlı olan bir dönen merdiveni andırır. Bu sarmal nükleotit olarak sınıflandırılırlar bileşiklerin polimerlerle birleştirilmesi sonrasında oluşturur. Polimerlerin omurları ester bağları ile bağlaması sonrasında fosfat ve şeker gruplarının meydana gelmesini sağlamaktadır. Bağlanan şeker ve fosfat grupları bir birine zıt yönde uzanmaktadır. Şeker gruplarının içerisinde baz olarak bilinen 4 adet molekül içermektedir. DNA genel olarak omurga yönünde uzayan bazların dizilim ve genetik bilgisini kodlamayı sağlar. Protein sentezleneceği sırada bu kodlar yardımı ile amino asit diziliminin oluşmasını sağlamaktadır. Dna da yer alan bilgi kendisi ile aynı özelliği gösteren RNA'yı nükleik asit olarak kopyalayarak tarnskripsiyon işlemenin oluşmasını sağlamaktadır. 

Dna Sarmalı Nasıl Oluşur

Canlı vücudunda yer alan hücreler DNA olarak adlandırılar kromozomların içinde yer almaktadır. Hücrelerin mitoz ve mayoz bölünmesinden önce kromozomlar eşlenir. Bu eşlenme sırasında DNA'da ikileşme yanı birleşme gerçekleşir. Dna sarmalı incelendiğinde canlılar arasındaki dizilimin farklılık gösterdiği gözlemlenir. Ökaryot canlılar olarak adlandırılan mantar, bitki ve protistaların Dna ve Dna sarmalı hücre çekirdeğinin içerisinde yer almaktadır. Bunun yanı sıra prokaryot canlılardan olan arkelerde ve bakterilerin Dna ve Dna sarmalı hücrenin sıtoplazmasında bulunmaktadır. Kromozom yapısının içerisinde bulunan kromatinler proteinlerin Dna sarmalarına sıkışmasını sağlayarak dizilimin sıralanmasını sağlamaktadır. Bu sıralama sayesinde canlının yaşamsal fonksiyonlarının düzenli olarak çalışması sağlanmaktadır. 

Dna Sarmalı ve Kromozom Diziliminin Önemi

Canlılar yaradılış gereğince belirli gen dizilimine uygun olarak dünyaya gelmektedir. Bu kod dizilimi ve gen dizilimindeki ufak bir yanlışlık veya yanlış dizilim sayesinde canlının yaşamsal fonsiyonlarının olumsuz çalışmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra yapılan araştırmalar sorasında bir kısım gen ve kodların Dna sarmalına hatalı olarak girilmesi sonrasında canlı üzerinde biyolojik bozukluk görülmektedir. Canlılar oluşurken kromozomlar belirli bir sıraya göre dizilerek kişinin görme, duyma, beslenme ve diğer yaşamsal faaliyetleri belirli bir düzen ve sıra içerisinde oluşmuştur. Bu nedenle Dna sarmalında oluşacak bir yanlış dizilim genetik yapının bozulmasına neden olmaktadır. Şayet bu dizilimdeki hata sonrasında hücrelere gönderilecek talimatların hatalı olması nedeniyle kişinin yaşama tutunması oldukça zorlaşacaktır. Bu nedenle Dna sarmalı insan yaşamı için hayati öneme sahiptir. 
]]>
Dna Parmak İzi https://www.dna.gen.tr/dna-parmak-izi.html Thu, 06 Dec 2018 21:18:59 +0000 Dna parmak izi, ilk defa Prof. Sir Alec Jeffreys tarafından 1984 yılında keşfedilmiştir. Bu rekombinant Dna tekniğinin kullanıldığı alanlar arasındadır. Bir insandaki Dna nükleotit dizisiyle başka birinin Dna sındaki nükleotit Dna parmak izi, ilk defa Prof. Sir Alec Jeffreys tarafından 1984 yılında keşfedilmiştir. Bu rekombinant Dna tekniğinin kullanıldığı alanlar arasındadır. Bir insandaki Dna nükleotit dizisiyle başka birinin Dna sındaki nükleotit dizisi tamamen farklıdır. İki farklı insandaki Dna daki her 100 nükleotit içinde 1-2 nükleotit kadar farklılık olur. Bunun doğrultusunda Dna parmak izi tekniği ortaya çıkarılmıştır. Dna da bulunan nükleotit sırası değiştiğinde kesici enzimlerin tanıma bölgeleri de değişir. Bunun sonucunda kesici enzimlerden farklı büyüklükte olan sayıları da farklı Dna parçaları elde edilebilir. Bunlar jelin içine enjekte edilir. Bu yöntem elektroforez olarak tanımlanır ve bununla farklı uzunluğu olan Dna parçaları ayrılabilir. Kısa Dna parçalarının hızı uzun olanlara göre daha fazladır. Jelin üzerindeki Dna parçalarında büyüklüklerine göre farklı uzaklıklarda bantlar meydana gelir. Bantların herkeste kendine has bir görünümü vardır. Bu Dna parmak izi olarak adlandırılır.

Dna parmak izi hangi alanlarda kullanılır

Dna parmak izi en fazla suçluların tespiti için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemin yardımıyla suç mahallinde bulunan kıl, tükürük, kan, tırnak gibi kalıntıların kriminal çalışmaların yardımıyla incelenmesiyle suçlunun daha kolay bulunması sağlanır. İki farklı kişide aynı Dna parmak izinin olma olasılığı çok düşük olacağı için, adli vakaların pek çoğunda bu yöntem kullanılır. Bununla çok sayıda suç aydınlatılmıştır. Suçlunun herhangi bir şekilde kullandığı su içtiği bardaktan, yemek tabağından bile Dna parmak izi tespiti yapılabilir.

Dna parmak izi yönteminin günümüzde kullanıldığı diğer alanlar arasında, safkan köpek ırklarının tespit edilmesi, göçmen problemleri, babalık davalarında, hayvan ve bitki türlerinin korunması gibi çalışmalarda bulunmaktadır. Biyo teknoloji, gen mühendisliği alanlarında, nanoteknoloji alanında dahi Dna parmak izi yöntemi araştırmalarda önemli katkılar yapmaktadır. Bireylerdeki kalıtsal bozuklukların teşhis edilmesinde, analık, babalık testlerinde, kriminal tanımlama, bireysel tanımlama gibi alanlarda bu yöntemden faydalanılmaktadır. Hayvanlarında cinsiyetleri bu yöntemle önceden belirlenmektedir. Bu yöntemle hayvancılık alanında dişi ya da erkek embriyoları da hayvanlara isteğe göre aşılanabilir.

Dna parmak izi nasıl tespit edilir
Dna parmak izi diğer adıyla genetik parmak izi, el parmak izinden çok daha güvenli olan bir yöntemdir. Bu yüzden kişinin tespit edilmesinde daha kesin sonuçlar verir. Bir canlıdaki tün Dna parmak izleri eştir yani aynıdır. İki farklı kişinin aynı Dna parmak izine sahip olma olasılığı yok denecek kadar azdır. Uzmanlar bunu milyarda bir olarak kabul eder. Bunun tespit edilmesi içinde sadece bir damla tükürük, idrar, sperma, kan, vajinal sıvı, süt, kıl, saç teli, biyolojik doku parçası yeterli gelmektedir. Bunlardaki Dna izole edilerek, Pcr yöntemleriyle çoğaltılmakta ve ASO teknolojisi kullanılarak polimorfik genotipi belirlenmektedir. Moleküler sondalama ya da nükleik tekniğiyle bir damla tükürük, kan, doku gibi örnekteki proteindeki genetik koddan faydalanılarak, gen dizisi bulunabilir. Bu şekilde Dna parmak izi kullanılarak elde edilen başarı % 99 ve üzeridir.
]]>
Tükürükten Dna Testi https://www.dna.gen.tr/tukurukten-dna-testi.html Fri, 07 Dec 2018 15:54:37 +0000 Tükürükten Dna Testi, İnsanlar belirli bir kromozom dizilimi ve gen yapısına göre varlıklarını sürdürmektedirler. İnsan genleri kromozom yapısına göre kişilik özellikleri hakkında bilgi verebilmektedir. Bir suç işlendiği Tükürükten Dna Testi, İnsanlar belirli bir kromozom dizilimi ve gen yapısına göre varlıklarını sürdürmektedirler. İnsan genleri kromozom yapısına göre kişilik özellikleri hakkında bilgi verebilmektedir. Bir suç işlendiği zaman, suçun işlendiği mahalde kan ve tükürük örnekleri aranır. Bunun temel nedeni ise suçu işleyenin biyolojik bilgilerine ulaşmaktır. Tükürük birikintisi üzerinde kişinin kan değerleri, karakteri, kişiliği, gen yapısı ve kromozom dizilimi rahatlıkla tespit edilmektedir. Bu nedenle tükürükten Dna testi yapılmakta olup kişilerin karakteristik ve biyolojik özellikleri hakkında bilgi alınmaktadır. Tükürükten Dna testi yapılması halinde kişinin genlerinde bir hatanın veya hastalığın olup olmadığı çok kolay şekilde tespit edilmektedir. Bir kimse şayet anne ve babasının kim olduğu hakkında bilgi almak isterse tükürük Dna'ları üzerinde alınan örnekler sayesinde yapılan tahliller sonrasında kişinin gerçek anne ve babasının tespit edilmesi mümkün kılınmıştır 

Tükürükten Dna Testi Nasıl Yapılır

İnsan vücudunda bulunan tükürük bezleri kişinin karakteristik özelliği hakkında çok fazla bilgi vermektedir. Bunun yanı sıra bir kimse üzerinde tahlil ve tetkik yapılmak isteniyorsa öncelikle kişinin tükürükleri alınır. Uygun mikroskop ortamında inceleme yapılarak, sağlık cihazları ile tükürük incelenir. Bu tükürük bezlerinden alınan örnekler sayesinde tükürük analizi yapılır. Bu sonuçlar bilgisayarlı ortamlarda gerçekleştirilir. Böylelikle kan ve hormon değerleri hakkında detaylı bilgi alınarak tükürükten Dna testi yapılmış olur. 
]]>
Dna Nasıl Yapılır https://www.dna.gen.tr/dna-nasil-yapilir.html Fri, 07 Dec 2018 23:09:25 +0000 Dna Nasıl Yapılır, Her yeni doğan bireyde yarısı anne Dna'sından yarısı da baba Dna'sından olmak üzere yeni bir Dna karışımı meydana gelmektedir. Böylelikle Dna testi kolaylıkla anne ve babalık testi ile ortaya çıkmaktadır Dna Nasıl Yapılır, Her yeni doğan bireyde yarısı anne Dna'sından yarısı da baba Dna'sından olmak üzere yeni bir Dna karışımı meydana gelmektedir. Böylelikle Dna testi kolaylıkla anne ve babalık testi ile ortaya çıkmaktadır. Anneden gelen Dna ve babadan gelen Dna yani ırsiyet vücudumuzun şifrelerini oluşturan eşsiz bir bilgi hücre çekirdeklerinden oluşan Dna adlı yapı ile kodlanmıştır. Ancak birinci dereceden kan bağı olan kişilerin yani anne, baba ve çocuklardan oluşan ailenin dna dizileri ortak taşır. En sık yapılan Dna örneği babalık testidir. Dna nasıl yapılır, babalık testi ile yapılan test için, erkeğin biyolojik baba olup olmadığı yapılan testler sonucunda % 99,99 oranında sonuç çıkması ile ortaya çıkmaktadır. 

Dna Nasıl Yapılır

İnsan vücudunda biyolojik yapılara ait tüm bilgiler Dna denilen yapıda 2 kopya şeklinde kodlanmıştır. Bu kopyaların biri anneden gelen Dna iken diğer kopyası ise babadan gelen Dna kopyasıdır. Böylelikle insan vücudunun genetik yapısının yarısını babası oluştururken, diğer yarısını da annesi oluşturmaktadır. Bu nedenle genlerimizi de anne ve babamız oluşturur. Bu nedenle yapılan testlerde çocuk ile babanın Dna'sıve genetiği birbiri ile uyumu için bir takım biyolojik testler yapılır. Yapılan test sonucu testte bir uyumsuzluk gözleniyorsa yani yapılan testler de anne ve babanın Dna'sı ile çocuğunun Dna'sı eşleşmiyorsa yapılan test sonucunda gerçek kan bağlarının olmadığını gösterir. Dna nasıl yapılır, yapılacak olan test için 15 ortak gen seçilerek eşleşme yapılır. Gerçek kan bağının doğru sonuç vermesi için test sonucunun % 99,99 çıkması gerekir. Aksi halde gerçek kan bağı olduğu söylenemez ve eşleşme başarısız olur. Dna sonucunun yanlış çıkma ihtimali yoktur. Kesinlikle gerçek sonuç verir. Dna'nın yapılabilmesi için anne ve babanın izni şarttır. 

Dna Nasıl Yapılır Hangi Örnekler Alınır

Dna testi anne, baba ve çocuktan alınan ortak 15 genin biyolojik testler sonucu ortaya çıkmasıdır. Genellikle kan testi ile yapılan genetik test, mecburi ve şüpheli durumlarda devlet izni ile, saç, tırnak kirpik, kıl, gibi yapılarla da testin yapılabilmesi mümkündür. Test % 99,99 doğru sonuç vermektedir. Bu nedenle yapılan Dna testi güvenilirdir. 
]]>
Somon Dna https://www.dna.gen.tr/somon-dna.html Sat, 08 Dec 2018 06:06:23 +0000 Somon Dna, son zamanlarda inanılmaz derecede popüler hale gelen somon dna, anti-aging etkisi somon balığının sütünden elde edilmektedir. Zamanın etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan doğal yaşlanma sürecinde kişinin Somon Dna, son zamanlarda inanılmaz derecede popüler hale gelen somon dna, anti-aging etkisi somon balığının sütünden elde edilmektedir. Zamanın etkilerine bağlı olarak ortaya çıkan doğal yaşlanma sürecinde kişinin kendi dna'sında bozulmalar ortaya çıkar. Günümüzdeki eskisi gibi yaşlanma doğal bir süreç olarak kabul edilmediği için sürekli olarak yeni gelişmeler ile cilt geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Artık insanlar sosyal hayata daha fazla önem veriyor. Bu nedenle de doğal olarak zamanın etkilerinden arınmış genç bir cilde sahip olmak istiyor. Somon Dna da ciltteki bu eksiklikleri tamamlamak ve zamanın yıpratıcı etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan ve oldukça etkili bir yöntemdir.

Somon Dna nedir, gerçekten işe yarıyor mu

Somon Dna özellik olarak kendi hacminin 10000 katı kadar suyu ciltte tutma özelliğine sahip. Bu özellikten dolayı da cilt altı dokusundaki hücrelerin nem dengesini içten sağlayarak ciltteki kolajen üretimini tetikliyor ve kan dolaşımını hızlandırarak cilt altı hücrelerine daha fazla oksijen ulaşmasını sağlıyor. İşleyiş bu şekilde olunca de cilt kendini yenileme sürecine girerek yaşlanma duruyor. Somon Dna ciltte gerçekten gözle görülür şekilde bir gençleşme, ışıltı ve yenilenme sağlıyor. Somon Dna cilt yenileme yönünde gerçekten istenen etkiyi veren bir bilim harikası.  

Somon Dna ciltte etkin bir nemlendirme sağladığından dolayı yoğun miktarda nem sağlama özelliği ile cildin su kaybını önleyerek hücrelerin su ve oksijen bakımından daha dengeli bir şekilde beslenmesini sağlamaktadır. Bunun dışında ciltteki elastikiyet kaybını da fazlası ile önlediğinden dolayı derin kırışıklıkların önüne geçilmesini sağlıyor. Özellikle hassas ve ince bir cilt derisine sahip olanların mutlaka somon Dna mucizesinden faydalanmaları gerekir. Çünkü hassas, kuru ve ince cilt derisi olanlarda göz çevresi ve kaz ayakları daha belirgin bir şekilde yaşlanma etkileri ile karşı karşıya kalmaktadır. Somon Dna ciltteki açıkları fazlası ile kapatma özelliğine sahip.

Somon Dna uygulaması 15-20 dakika gibi çok kısa bir süre içinde acısız ve ağrısız tamamlanabilen bir işlem. Somon Dna seans aralıkları uygulamayı yapan doktor tarafından tamamen cildinizin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmektedir. Somon Dna planlı ve düzgün bir şekilde yapıldığında cildin tüm eksiklerini tamamlayıp yerine koyar bu aşamadan sonra ise tedavi etme süreci yönünde hızla ilerleyerek cildi gençleştirme yönünde etki gösterir.

]]>
Hpv Dna Testi https://www.dna.gen.tr/hpv-dna-testi.html Sat, 08 Dec 2018 20:00:54 +0000 Hpv Dna testi, kişilerdeki (Human Papilloma Virüs) Hpv virüsünün varlığını tespit etmek için yapılır. Özellikle son yıllarda bu test yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır.  Testte dokuda Hpv virüsün Dna sı araştır Hpv Dna testi, kişilerdeki (Human Papilloma Virüs) Hpv virüsünün varlığını tespit etmek için yapılır. Özellikle son yıllarda bu test yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır.  Testte dokuda Hpv virüsün Dna sı araştırılır. Bu test için kullanılan PCR, HC, Chip array, dizi analizi gibi farklı yöntemler bulunmaktadır. Kadın ve erkeklerde yaygın olan Hpv virüs genellikle cinsel ilişkide genital temasla bulaşmaktadır. Enfeksiyonun fazla belirtisi olmadığı içinde, bireyler genellikle bunun farkına varmazlar. Virüsün tanımlanmış olan 150 üzerinde tipi bulunmaktadır. Bunlardan 40 kadarı Hpv enfeksiyonun yol açmaktadır. Enfeksiyonların çoğu immün sistemin virüsle savaşı sayesinde sorunsuzca iyileşmektedir. Ancak iyileşmeyen enfeksiyonlar genital siğillere yol açabilir. Bazıları da kadınlarda rahim ağzı kanserine nede olabilir. Bu yüzden Hpv Dna testi yapılması son derece önemlidir.

Hpv Dna testi nasıl yapılır

Testin yapılması için hastalıklı bölgeden küçük bir materyal alınır. Yani genital siğilden, cilt lezyonundan milimetre boyutunda bir parça alınması test için yeterlidir. Ancak sadece hastalıklı dokudan değil, normal dokudan da parça alınarak test yapılabilir. Bu parçalarda Hpv virüsüne ait olan Dna tahlili yapılır.

Hpv Dna testi en fazla rahim ağzı kanseri araştırmasında kullanılır. Rahim ağzından alıntı hücreler içinde sıvı olan bir kapta laboratuvara gönderilir. Smear testi yapılması için alınan materyal üzerinde aynı zamanda Hpv Dna testi de yapılabilir. Rahim ağzından alınacak doku örneği jinekolojik muayenede spekulum takılarak alınır. Bu işlem sadece 1-2 dakikada tamamlanır.

Hpv Dna testi erkeklerde penisten alınan materyal üzerinde yapılır. Bunun dışında eğer testislerde ya da başka alanlarda siğil gibi lezyonlar varsa buralardan da parça alınarak test uygulanabilir. Hpv Dna testi kan örneğiyle yapılamaz. Yani kan tahlilinde virüs Dna sı bulunamaz. Bunun nedeni virüsün mukozalardaki ya da ciltteki hücrelere yerleşmesi yüzündendir.

Hpv Dna testi kimlere neden yapılır

Hpv virüsün varlığını araştırmak için yapılan Hpv Dna testi en fazla rahim ağzı kanseri yani serviks kanseri denilen kanser taraması için kullanılır. Bu tarama sırasında smear testi ile Hpv Dna testi birlikte kullanılabileceği gibi bazen ayrıda yapılabilir. Testler birlikte yapıldığı zaman bu Co test olarak tanımlanır. Eğer tek başına Hpv Dna testi yapılarak rahim ağzı kanseri taraması yapılıyorsa, buna primer Hpv Dna testi adı verilir. Bazen smear testi sonucunda göre de bu test yapılabilir. Testin sonuçlarına göre hastaya kolposkopi gibi farklı  yöntemlerde uygulanabilir. Kadınlar Hpv aşısı olacaksa, bunun öncesinde Hpv Dna testi yapılmasına da gerek olmaz.

Hpv Dna testi pozitif çıktığında, rahim ağzında Hpv virüsü var demektir. Ancak bu hastada rahim ağzı kanseri gelişmesini de göstermez. Fakat zamanla rahim ağzı kanserinin gelişeceğine işaret eder. Vücutta Hpv virüsü tespit edilirse, bunun uzaklaştırılması mümkün değildir. Sadece Hpv virüsünün neden olabileceği hücre değişimleri için tedavi uygulanabilir.
]]>
Dna Babalık Testi https://www.dna.gen.tr/dna-babalik-testi.html Sun, 09 Dec 2018 08:49:02 +0000 Dna babalık testi, sayesinde erkeğin biyolojik baba olduğu ya da olmadığının % 99,99 oranında tespit edilebildiği bir testtir. Dna denilen kodlama anne ve babadan geçen ırsiyet ve vücudun şifrelerinin olduğu bilgiler hücre çeki Dna babalık testi, sayesinde erkeğin biyolojik baba olduğu ya da olmadığının % 99,99 oranında tespit edilebildiği bir testtir. Dna denilen kodlama anne ve babadan geçen ırsiyet ve vücudun şifrelerinin olduğu bilgiler hücre çekirdeklerinde olur. Ortak Dna dizilimleri ise, sadece akrabalık bağı bulunan kişilerde olur. Dna babalık testi ise, bu ortak Dna yapısının belirlenmesi için yapılır. Bu testin yapılması için başvuruda bulunanların babalık hakkında şüphesi olması, akrabalık ilişkisinin tespit edilmesi, nesep tayini gibi nedenleri olur.

Dna babalık testi nasıl yapılır

İnsanların biyolojik yapısındaki bilgilerin hepsi Dna denilen yapı içinde iki kopya halinde kodlanmıştır. Kopyalardan biri anneden, diğeri de babadan gelmektedir. Bu sayede bireyler genetik özelliklerinin yarısını anneden, diğer yarısını da babadan alırlar. Yani anne ve baba ile ortak genler taşınır. Bu yüzden yapılan Dna babalık testi sayesinde, baba ve çocuk arasındaki ortak bölgelerin analizi yapılmış olur. Analiz edilen gen bölgeleri çocuk ve baba arasında aynı olursa, testle baba adayının çocuğun gerçek babası olduğu açığa çıkar. Fakat Dna babalık testi sonucunda bir tutarsızlık belirlenirse yani babadan gelen genetik bilgi çocukta aynı değilse bilgiler eşleşmiyorsa, baba adayının çocuğun gerçek babası olmadığı anlaşılır.

Dna babalık testi yapılırken güvenilirliği arttırmak amacıyla en az 15 ortak gen bölgesinin incelenmesiyle % 99,99 kesinliği bulunan sonuçlara ulaşılmaktadır. Dna babalık testinin yapılması için annenin ya da babanın izninin olması gerekir. Bu yüzden testi yaptırmayı isteyenlerin nüfus cüzdanlarıyla başvuruda bulunması gerekir.

Dna babalık testi için anneden kan alınması zorunlu değildir. Fakat bu yapılırsa az bir olasılıkla çocuğun hastanede karışması gibi olasılıklarda belirlenebilir. Babalık testi çocuk ve babadan alınan kan örnekleriyle, tırnak, saç, ağız mukozası gibi materyallerle yapılabilir. Ancak rıza dışı alınma olasılığına karşılık çoğu merkezde tırnak, saç, ağız mukozası gibi materyaller kullanılmaz. Direkt olarak kan örnekleriyle Dna babalık testi yapılabilir. Yapılan testin sonucu yaklaşık 20 gün sonra alınabilir.

Dna babalık testi sadece babalık analizi için yapılmaktadır. Bu testle genetik hastalıklar açısından değerlendirme yapılamaz. Ayrıca babalık testi ücreti sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmaz. Dna babalık testi yaptırmak isteyenler bunun sonuçlarına karşı hazırlık olmalıdır. Olumlu ya da olumsuz sonuçlara katlanmak gerekir. Günümüzde bu testin yapılmasını isteyen birey sayısında oldukça artma meydana gelmiştir. Bu nedenle testi yaptırmaya karar vermek, sonuçlarına tahammül etmek önemlidir.
]]>